Nepal'in başkenti Katmandu'nun kuzeyindeki dağlık bölgede meydana gelen ve Nepal-Tibet sınırını vuran ani sel felaketinde kaybolan Amerikalı bir adamın oğlu, babasıyla son konuşmasını ve arama kurtarma çalışmalarının son durumunu anlattı. Sunny Patel, babasıyla felaketin vurduğu bölgeden birkaç dakika önce telefonda konuştuğunu ve babasının sesinde herhangi bir endişe olmadığını belirtti. Yetkililer, selde en az 14 kişinin öldüğünü, onlarca kişinin kaybolduğunu açıkladı.
Gelişmenin Arka Planı
Olay, Katmandu'nun yaklaşık 80 kilometre kuzeyindeki Thame bölgesinde meydana geldi. Yoğun yağışların tetiklediği sel, bir buzul gölünün taşması sonucu oluştu. Nepal hükümeti, bölgede acil durum ilan ederken, arama kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışıyor.
Sunny Patel, babası ve bir arkadaşının Nepal'de yürüyüş tatilinde olduğunu, felaket gecesi saat 23.00 sularında telefonda konuştuklarını söyledi. "Babam nehir seviyesinin yükseldiğini ama endişelenecek bir şey olmadığını söyledi. Ertesi sabah kaybolduğunu öğrendim," dedi. Aile, Amerikan Büyükelçiliği ile temasa geçti ancak henüz olumlu bir haber alamadıklarını ifade etti.
Nepal polisi, sellerde turistlerin de bulunduğu en az 14 kişinin öldüğünü doğruladı. Kayıplar arasında Nepal vatandaşlarının yanı sıra yabancı turistlerin de olduğu belirtildi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin Himalaya bölgesinde buzul gölü taşkınlarının sıklığını artırdığına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, COVID-19 salgını sonrası turizmi canlandırmaya çalışan ülkelerden biri. Dağlık bölgelerde yaşanan bu tür doğal afetler, hem ulusal ekonomi hem de uluslararası turizm güvenliği açısından endişe yaratıyor. Nepal'de turizm, ülkenin ekonomik büyümesinin önemli bir bileşeni ve işsizliği azaltmada kilit sektörlerden.
Uzmanlar, buzul göllerinin erimesiyle oluşan sel riskinin sadece Nepal için değil, Hindistan, Çin ve Bhutan gibi komşu ülkeler için de bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Bölgedeki dağlık ekosistemler, küresel ısınmanın en hızlı etkilerinin görüldüğü alanlar arasında yer alıyor. Her ne kadar bu tür olaylar doğal afet olarak sınıflandırılsa da, iklim değişikliğinin bu tür felaketlerin sıklığını ve şiddetini artırdığı bilimsel raporlarla kanıtlanmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin küresel etkilerini hatırlatması açısından önemli. Türkiye, sel ve orman yangınları gibi iklim kaynaklı afetlerle mücadele ederken, Nepal'deki bu tür felaketler uluslararası işbirliğinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Türkiye'nin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), uluslararası arama kurtarma operasyonlarında yer alan ülkelerden biri olarak benzer durumlarda deneyim sahibi. Ayrıca, Türkiye'nin Asya ülkeleriyle artan diplomatik ve turistik bağları göz önüne alındığında, bu tür felaketlerde Türk vatandaşlarının da etkilenebileceği ihtimali, dış temsilciliklerin afetlere hazırlıklı olmasının önemini vurguluyor.