Nepal Başbakanı Balendra Shah, ülkesinde ve bölgede yaşanan yıkıcı sellerin ardından Hindistan ve Çin ile bir iklim ittifakı kurulmasını önererek, kırılgan Himalaya ekosisteminin korunması için acil eylem çağrısı yaptı. Shah, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dünya liderlerine seslenerek, "Buzullar ve seller damga ve pasaportla seyahat etmez" dedi. Nepal, iklim değişikliğinin yol açtığı sellerle mücadelede bölgesel işbirliğinin şart olduğunu vurguluyor.
Arka Plan: Artan Sel Felaketleri ve Nepal'in Kırılganlığı
Nepal, son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerini derinden hissediyor. Himalaya bölgesindeki buzul erimesi, ani sel ve toprak kaymalarını tetikliyor. 2023 yılında yaşanan seller, ülkenin altyapısına ve tarımına büyük zarar verdi. Uzmanlar, Himalaya buzullarının erime hızının arttığını ve bunun yalnızca Nepal'i değil, Hindistan ve Çin'in de su güvenliğini tehdit ettiğini belirtiyor. Nepal, bu konuda küresel ısınmanın etkilerine karşı en savunmasız ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.
Başbakan Shah, konuşmasında, "Buzullar ve seller damga ve pasaportla seyahat etmez" ifadesiyle iklim krizinin sınır tanımadığını vurguladı. Nepal, Hindistan ve Çin ile ortak bir iklim gözlem ve erken uyarı sistemi kurmayı, ayrıca yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir kalkınma projelerinde işbirliği yapmayı teklif ediyor. Bu öneri, bölgesel gerilimlerin gölgesinde zorlu bir diplomatik girişim olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İşbirliği Zorunluluğu
Himalaya bölgesi, dünyanın en büyük tatlı su rezervlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Ancak buzulların erimesi, milyonlarca insanın su kaynağını tehdit ediyor. Hindistan ve Çin, bölgedeki en büyük sera gazı emisyoncuları arasında yer alırken, Nepal gibi ülkeler iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında. Shah'ın önerisi, bu iki devin iklim politikalarını uyumlu hale getirme çağrısı olarak yorumlanıyor. Ancak Hindistan ve Çin arasındaki rekabet, böyle bir ittifakın hayata geçmesini zorlaştırabilir.
Nepal'in girişimi, küresel iklim müzakerelerinde de yankı bulabilir. Gelişmekte olan ülkeler, iklim finansmanı ve teknoloji transferi konusunda daha fazla destek bekliyor. Shah, uluslararası toplumu Nepal gibi kırılgan ülkelere yardım etmeye çağırdı. Uzmanlar, bölgesel işbirliğinin yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele için değil, aynı zamanda jeopolitik istikrar için de önemli olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'in iklim ittifakı çağrısı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel iklim krizinin sınır tanımayan doğasını gösteriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden olumsuz etkilenen ülkeler arasında. Özellikle kuraklık, sel ve orman yangınları Türkiye'nin gündeminde. Nepal'in girişimi, Türkiye'nin de bölgesel iklim işbirliklerine yönelmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Asya'daki gelişmeler, Türkiye'nin çok kutuplu dış politikasında yeni fırsatlar yaratabilir. Türkiye, iklim diplomasisinde aktif rol alarak hem bölgesel hem de küresel düzeyde etkisini artırabilir.