Nepal Başbakanı Balendra Shah, ülkenin son yıllarda karşılaştığı en şiddetli sel felaketini "dünya için bir uyarı" olarak tanımladı. Başkent Katmandu ve çevresinde etkili olan muson yağışlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarında en az 200 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi kayboldu ve on binlerce insan yerinden edildi. Shah, uluslararası topluma seslenerek iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı acil ve ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Felaketin Boyutları ve Hükümetin Müdahalesi
Nepal'de haziran ayında başlayan muson mevsimi, bu yıl beklenenden çok daha fazla yağış getirdi. Ülkenin orta ve doğu bölgelerinde nehirlerin taşması sonucu geniş tarım arazileri sular altında kaldı, binlerce ev yıkıldı veya hasar gördü. Altyapı ciddi şekilde zarar gördü; birçok köy ve kasabaya ulaşım kesildi. Hükümet, afet bölgelerine askeri birlikler ve kurtarma ekipleri sevk ederek arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. Başbakan Shah, selden etkilenenlere yönelik acil yardım fonu oluşturulduğunu ve uluslararası yardım çağrısında bulunulduğunu açıkladı.
Uzmanlar, Nepal'in dağlık coğrafyası ve hızlı kentleşmenin sel riskini artırdığına dikkat çekiyor. Ormansızlaşma, dere yataklarına yapılan izinsiz yapılaşma ve yetersiz altyapı, selin etkilerini daha da ağırlaştırıyor. İklim değişikliği nedeniyle Himalaya buzullarının hızla erimesi, nehirlerin debisini artırarak ani selleri tetikliyor.
Uluslararası Toplum ve İklim Krizi
Başbakan Shah, yaptığı açıklamada "Bu felaket sadece Nepal'in değil, tüm dünyanın sorunu. İklim değişikliği sınır tanımıyor. Gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltma taahhütlerini yerine getirmesi gerekiyor" dedi. Nepal, küresel sera gazı emisyonlarına çok az katkıda bulunmasına rağmen iklim değişikliğinin en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalan ülkelerden biri. 2021'de Glasgow'daki COP26 zirvesinde gelişmiş ülkeler, iklim finansmanı konusunda yıllık 100 milyar dolar taahhüt etmişti ancak bu hedefe henüz ulaşılamadı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Nepal'e taziye mesajı göndererek uluslararası toplumu iklim krizine karşı daha fazla dayanışmaya çağırdı. Avrupa Birliği ve çeşitli ülkelerden yardım teklifleri geldi. Ancak uzmanlar, kısa vadeli yardımların yeterli olmadığını, uzun vadeli iklim uyum stratejilerine ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, iklim değişikliğinin yol açtığı küresel riskleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye de Akdeniz kuşağında yer alan ve iklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri. Son yıllarda artan sel, orman yangını ve kuraklık olayları, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum konusunda acil adımlar atması gerektiğini gösteriyor. Nepal'in yaşadığı felaket, Türkiye'nin de benzer doğal afetlere karşı altyapı ve erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi, ayrıca uluslararası iklim müzakerelerinde daha aktif rol alması gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirerek küresel iklim mücadelesine katkı sağlayabilir.