Nepal ve Çin'de bu hafta başında sınır bölgesinde meydana gelen şiddetli sel felaketi, tüm köyleri sular altında bıraktı. Yetkililer, kayıp sayısının yaklaşık 3 bine ulaştığını ve kurtarma ekiplerinin hayatta kalanları arama çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü açıkladı. Şu ana kadar iki ülkede en az 682 cesede ulaşıldı; bunların 675'i Nepal'de, 7'si ise Çin'de bulundu.
Felaketin Boyutları
Nepal'in başkenti Katmandu'nun kuzeyindeki dağlık bölgeler ile Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nin güney kesimlerinde etkili olan aşırı yağışlar, birçok köyü aniden sular altında bıraktı. Özellikle nehir yataklarına kurulan yerleşim yerlerinde yaşayanlar, gece yarısı gelen ani su baskınlarına hazırlıksız yakalandı. Yetkililer, bazı köylerde evlerin tamamen yıkıldığını, yolların ve köprülerin kullanılamaz hale geldiğini bildirdi.
Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kurtarma ekiplerinin helikopterler ve şişme botlarla ulaşabildikleri bölgelerde arama çalışmalarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Ancak engebeli arazi ve kötü hava koşulları, operasyonları güçleştiriyor. Bölgede mahsur kalanların tahliyesi için ordu birlikleri de seferber edildi.
Çin tarafında ise Tibet'in Zhangmu ilçesi çevresindeki köylerde etkili olan selde, ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi kayboldu. Çinli yetkililer, bölgede altyapının büyük zarar gördüğünü, iletişim hatlarının kesildiğini ve kurtarma ekiplerinin karayoluyla bölgeye ulaşmakta zorlandığını aktardı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Himalayalar'ın iki ülke arasındaki bölümü, jeolojik yapısı ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle doğal afetlere sık sık sahne oluyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın buzulların erimesini hızlandırdığını ve bu tür ani sel olaylarının daha sık yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Nepal, dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alırken, afet yönetimi kapasitesinin sınırlı olması, can kaybının artmasına neden oluyor.
İki ülke arasındaki sınır bölgesi, aynı zamanda stratejik öneme sahip. Çin'in Tibet'e yönelik altyapı yatırımları ve Nepal'in Çin ile artan ekonomik bağları, bölgenin istikrarını önemli kılıyor. Bu nedenle felaketin ardından iki ülkenin de ortak kurtarma çalışması yürütmesi, ikili ilişkiler açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu doğal afet doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarının sıklığını ve yıkıcılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, benzer afetlerle mücadele konusunda deneyim sahibi bir ülke olarak, uluslararası yardım çağrılarına duyarsız kalmayabilir. Ayrıca, bölgedeki arama-kurtarma çalışmalarına teknik destek sağlanması, Türkiye'nin insani diplomasi alanındaki görünürlüğünü artırabilir. Öte yandan, Nepal ve Çin'deki bu tür felaketler, Türkiye'nin dış politikasında önemli yer tutan Asya ülkeleriyle işbirliği fırsatları sunabilir; ancak bu, genellikle ikili anlaşmalar ve kalkınma yardımı çerçevesinde değerlendirilmelidir.