ABD Hava Kuvvetleri (USAF), Nellis Hava Kuvvetleri Üssü'ndeki son A-10 Thunderbolt II filosunu resmen emekliye ayırdı. 23 Ocak 2025'te gerçekleşen törenle, efsanevi “Warthog” olarak bilinen yakın hava destek uçağının bu üsteki 47 yıllık varlığı sona erdi. Karar, USAF'ın yakın hava desteği (CAS) yeteneklerinde kritik bir geçiş dönemine işaret ediyor. A-10'ların yerini henüz tam olarak doldurabilecek bir platform bulunmuyor; bu durum, kara birliklerine doğrudan ateş desteği sağlama doktrinini tartışmaya açıyor.
Nellis'teki A-10 Mirası ve Emeklilik Süreci
Nellis AFB, A-10'ların sadece operasyonel üssü değil, aynı zamanda eğitim ve test merkeziydi. 1977'den bu yana üs, A-10 pilotlarının yetiştirilmesinde ve taktik geliştirmede kilit rol oynadı. Son filo olan 66. Avcı Filosu, 2024 yılı boyunca kademeli olarak uçaklarını Davis-Monthan AFB'deki “Mezarlık” olarak bilinen AMARG tesisine gönderdi. Emeklilik kararı, USAF'ın savunma bütçesinde A-10'lara ayrılan kaynağı yeni nesil platformlara kaydırma stratejisinin bir parçası. Hava Kuvvetleri, A-10'ların bakım maliyetlerinin arttığını ve modern hava savunma sistemleri karşısında hayatta kalma kabiliyetinin düşük olduğunu savunuyor. Ancak eleştirmenler, A-10'ların özellikle düşük yoğunluklu çatışmalarda ve terörle mücadelede hâlâ eşsiz olduğunu belirtiyor.
A-10'ların emekliliği, USAF'ın F-35A Lightning II ve gelecekteki İHA'lar (insansız hava araçları) üzerinden CAS görevini yürütme planının bir yansıması. F-35'ler yüksek hızlı ve çok amaçlı olsa da, A-10'un düşük hızda uzun süre havada kalma ve ağır silah yükü taşıma kapasitesini tam olarak karşılayamıyor. USAF, bu boşluğu kapatmak için “Skyborg” gibi otonom sistemler ve yeni mühimmatlar geliştiriyor, ancak bu çözümlerin operasyonel olgunluğa erişmesi zaman alacak.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
A-10'ların devreden çıkması, sadece ABD'nin değil, NATO müttefiklerinin de yakın hava desteği kapasitesini etkiliyor. Özellikle Doğu Avrupa'da Rusya'nın artan tehdidi karşısında, ABD'nin CAS yeteneklerindeki bu geçiş dönemi, müttefikler için endişe kaynağı. A-10'lar, Soğuk Savaş sonrası dönemde Körfez Savaşı, Irak, Afganistan ve Suriye'de etkin şekilde kullanıldı; düşük maliyetli ve yüksek isabetli saldırılarıyla biliniyor. Emeklilik, ABD'nin hava gücü projeksiyonunda bir dönemin kapanışı olarak görülüyor. Uzmanlar, USAF'ın CAS görevini F-35, F-15E ve MQ-9 Reaper gibi platformlara kaydırmasının, özellikle yoğun hava savunma ortamlarında riskler taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, A-10'ların yerini alacak yeni nesil bir “CAS uçağı” projesi şu an için gündemde değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin yakın hava desteği kabiliyetlerindeki bu değişimi yakından takip etmeli. Türk Hava Kuvvetleri'nin elinde A-10 benzeri bir platform bulunmuyor; CAS görevleri F-16'lar ve T129 ATAK helikopterleri ile yürütülüyor. ABD'nin A-10'ları emekliye ayırması, NATO içindeki hava-kara entegrasyonunda bir boşluk yaratabilir. Özellikle Suriye ve Irak'taki operasyonlarda ABD ile koordinasyon, bu yetenek kaybından etkilenebilir. Türkiye, kendi yerli CAS yeteneklerini güçlendirmek için HÜRJET ve gelecekteki MMU projelerine odaklanmalı. Ayrıca, ABD'nin yeni nesil İHA'ları ve otonom sistemleri, Türkiye'nin savunma sanayii için iş birliği fırsatları sunabilir.