Singapur Başbakanı, 2026 yılında yürürlüğe girecek yeni bir düzenlemeyle ebeveynlere yılda 12 güne kadar çocuk bakım izni verileceğini açıkladı. Ailedeki çocuk sayısına göre bu sürenin artacağını belirten Başbakan, işverenlere de ebeveynliğin kariyeri asla olumsuz etkilememesi gerektiği çağrısında bulundu. Bu adım, Singapur'un azalan doğum oranlarıyla mücadele ve iş-yaşam dengesini güçlendirme politikalarının bir parçası olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Singapur Başbakanı, yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, 1 Ocak 2026'dan itibaren ebeveynlere yıllık 12 gün çocuk bakım izni verileceğini duyurdu. Bu hakkın, altı yaş altı çocuğu olan tüm ebeveynleri kapsayacağını belirten Başbakan, ailedeki çocuk sayısı arttıkça izin gün sayısının da artacağını ifade etti. Örneğin, iki çocuklu ailelerde bu süre 16 güne, üç veya daha fazla çocuğu olanlarda ise 20 güne çıkacak.
Başbakan, konuşmasında işverenlere seslenerek, "Hiçbir çalışan ebeveyn olduğu için kariyerinde geri kalmamalı" dedi. Yeni düzenlemenin, iş yerlerinde esnek çalışma saatleri ve uzaktan çalışma imkanlarıyla destekleneceğini belirten Başbakan, hükümetin bu konuda işverenlere rehberlik edeceğini sözlerine ekledi.
Singapur'da doğum oranları son yıllarda rekor düşük seviyelere gerilemişti. Ülkede 2023 yılında doğurganlık hızı 1,04'e düşerek tarihin en düşük seviyesini görmüştü. Uzmanlar, bu durumun iş gücü arzında daralmaya ve artan yaşlı nüfusun bakım yüküne yol açacağı konusunda uyarıyor. Yeni izin düzenlemesi, bu olumsuz gidişatı tersine çevirmek için atılan adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Singapur'un bu hamlesi, Asya-Pasifik bölgesinde ebeveynlik politikalarına artan ilginin bir yansıması olarak görülüyor. Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler de benzer sorunlarla karşı karşıya ve çeşitli teşviklerle doğum oranlarını artırmaya çalışıyor. Japonya'da 2023'te doğurganlık hızı 1,20'ye, Güney Kore'de ise 0,72'ye gerilemişti. Bölge genelinde hükümetler, ebeveynlere sağlanan hakları genişletme ve iş-yaşam dengesini iyileştirme yollarını arıyor.
Singapur'daki yeni düzenlemenin, küresel şirketlerin bölgedeki iş gücü stratejilerini de etkilemesi bekleniyor. Çok uluslu şirketlerin, aile dostu politikaları olan ülkeleri tercih etme eğilimi artıyor. Bu nedenle Singapur'un bu adımının, uluslararası yeteneklerin ülkeye çekilmesine de katkı sağlayabileceği düşünülüyor.
Öte yandan, uzmanlar yeni düzenlemenin iş gücü piyasası üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu yeni yükümlülükleri karşılama kapasitesi merak konusu. Hükümetin, bu işletmelere yönelik mali destek mekanizmaları geliştirebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'daki bu düzenleme, Türkiye'deki doğum oranları ve aile politikaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de doğurganlık hızı son yıllarda düşüş eğiliminde olup, hükümet aile kurumunu güçlendirmek ve doğum oranlarını artırmak için çeşitli teşvikler uyguluyor. Singapur'un uyguladığı model, çocuk sahibi olmayı teşvik etmek için yalnızca maddi yardımın değil, ebeveynlik ve kariyer dengesini gözeten politikaların da önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin doğum oranlarındaki düşüşü durdurmak ve aile dostu iş yeri kültürünü geliştirmek için Singapur'un deneyiminden faydalanabileceği değerlendiriliyor.