Küresel deniz taşımacılığı sektörü, navlun fiyatlarının beklenenden daha uzun süre yüksek seyredeceği bir döneme girebilir. Bloomberg’e konuşan Precious Shipping İcra Kurulu Başkanı Khalid Hashim, yeni gemi arzının sınırlı kalması ve eski tonajın piyasadan çekilme hızının yavaşlaması nedeniyle navlun oranlarında kalıcı bir güçlenme beklediğini söyledi. Hashim, bu durumun arz-talep dengesini bozarak taşımacılık maliyetlerini yukarı çekeceğini ifade etti.
Arz Sıkışıklığı ve Eski Tonajın Direnci
Hashim, yeni gemi siparişlerinin tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini ve tersanelerin kapasitelerinin dolu olduğunu belirtti. Özellikle 2023-2024 döneminde teslim edilmesi beklenen yeni gemilerin sayısı, küresel ticaret hacmindeki büyümeyi karşılamakta yetersiz kalıyor. Öte yandan, eski gemilerin hurdacılık oranları düşük seyrediyor; çünkü navlun fiyatlarının yüksek olması, eski gemilerle bile karlı sefer yapmayı mümkün kılıyor. Bu da piyasada etkin bir arz daralması yaşanmasını engelliyor. Hashim, "Eski gemilerin çalışmaya devam etmesi, yeni gemi arzının yetersiz olduğu bir ortamda navlun fiyatlarının yüksek kalmasına neden oluyor. Bu denge, çevresel düzenlemeler devreye girene kadar sürebilir" dedi.
Küresel deniz ticaretinin önemli bir bölümünü oluşturan dökme yük ve konteyner taşımacılığında navlun fiyatları, pandemi sonrası dönemde dalgalı bir seyir izlemişti. 2021 ve 2022'de rekor seviyelere ulaşan fiyatlar, 2023'te gerilemiş olsa da, arz tarafındaki kısıtlamalar nedeniyle yeniden yükselişe geçmişti. Precious Shipping gibi köklü bir gemicilik şirketinin bu yöndeki öngörüsü, sektör analistleri tarafından da teyit ediliyor.
Küresel Etkiler ve Sektörel Beklentiler
Navlun fiyatlarındaki bu beklenen güçlenme, sadece deniz taşımacılığı şirketlerinin karlılığını değil, aynı zamanda küresel enflasyon dinamiklerini de etkileyebilir. Taşımacılık maliyetlerindeki artış, başta emtia olmak üzere birçok ürünün fiyatına yansır. Uzun vadeli yüksek navlun fiyatları, ithalat ve ihracat yapan şirketlerin maliyet yapısını bozarken, tüketici fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi kurumlar da deniz taşımacılığı maliyetlerinin küresel ticaret ve büyüme üzerindeki etkisini yakından izliyor.
Hashim, sektörün karşı karşıya olduğu bir diğer önemli faktörün de çevresel düzenlemeler olduğunu vurguladı. Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) karbon salımını azaltma hedefleri doğrultusunda eski gemilerin emisyon standartlarını karşılaması giderek zorlaşıyor. Ancak bu düzenlemelerin tam anlamıyla yürürlüğe girmesi birkaç yıl alabilir; bu süre zarfında eski tonajın piyasada kalmaya devam etmesi bekleniyor. Precious Shipping yöneticisi, "Eski gemilerin piyasadan çekilmesi için daha sıkı çevresel kurallar veya navlun fiyatlarında ciddi bir düşüş gerekiyor. Şu an için bu koşullar oluşmuş değil" diye konuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Navlun fiyatlarının güçlü kalması, Türkiye ekonomisi için doğrudan önem taşıyor. Türkiye, büyük ölçüde deniz yoluyla ithalat ve ihracat yapan bir ülke olarak, navlun maliyetlerindeki artıştan hem olumlu hem olumsuz etkilenebilir. Bir yandan, Türk armatörleri ve lojistik firmaları yüksek navlun oranlarından kazanç sağlarken, diğer yandan ithalatçı firmalar artan taşıma maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. Özellikle enerji ve hammadde ithalatında navlun maliyetlerinin yüksek seyretmesi, cari açık ve iç enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye’nin ihracat pazarlarına erişiminde navlun fiyatlarının yüksek olması, ihracatçıların rekabet gücünü de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Precious Shipping’in öngörüsü Türk iş dünyası ve ekonomi yönetimi tarafından yakından takip ediliyor.