ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara ziyareti, NATO müttefiklerine yönelik sert kamuoyu açıklamalarıyla başladı ancak perde arkasında bambaşka bir diplomasi yürütüldü. Trump, Türkiye ziyaretinin ilk gününde ittifakı 'modası geçmiş' olarak nitelendirirken, ayrılışında NATO'nun önemini vurgulayan bir tavır sergiledi. Bu dönüşüm, uluslararası toplumda merak uyandırırken, ikili görüşmelerde yaşananların kamuoyuna yansıyanlardan çok farklı olduğu ortaya çıktı.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın Türkiye ziyareti 2019 yılında gerçekleşti. Ziyaretin başında Trump, ABD'nin NATO'ya katkılarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek ittifakın Avrupalı üyelerini savunma harcamalarını artırmaya çağırdı. Kameralar önünde NATO'yu 'modası geçmiş' olarak tanımlayan Trump, 'Almanya, Rusya'ya milyarlarca dolar öderken biz onu koruyoruz' ifadelerini kullandı.
Ancak Türk yetkililerle yapılan kapalı görüşmelerde farklı bir tablo ortaya çıktı. Trump'ın yakın danışmanları, başkanın özel toplantılarda NATO'ya desteğini yinelediğini ve Suriye, terörle mücadele gibi konularda işbirliği mesajı verdiğini aktardı. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile baş başa görüşmede, Trump'ın ittifakın stratejik önemini kabul ettiği belirtildi.
Bu özel mesaj, kamuoyundaki sert söylemle çelişse de, Türk tarafı tarafından olumlu karşılandı. Ziyaret sonunda yapılan ortak basın açıklamasında Trump, 'NATO, ABD için çok önemli bir müttefikliktir' diyerek önceki sözlerini yumuşattı. Ayrıca Suriye'deki askeri işbirliği ve ticaret anlaşmaları konusunda mutabakata varıldığı duyuruldu.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'ın bu ikili tutumu, NATO içinde tartışmalara yol açtı. Avrupalı müttefikler, ABD başkanının ittifakın birliğini zedelediğini düşünürken, özel görüşmelerdeki olumlu havanın genel güveni artırdığı yorumları yapıldı. Uzmanlara göre Trump, hem seçim vaatlerini yerine getirmek hem de Türkiye gibi stratejik bir müttefikle ilişkileri sıcak tutmak arasında denge kurmaya çalıştı.
Bölgesel düzeyde ise bu ziyaret, ABD-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. İki ülke arasında S-400 krizi ve Suriye'deki PYD/YPG işbirliği nedeniyle gerginlik sürerken, bu ziyaretin ikili ilişkileri yeniden rayına oturtma girişimi olduğu belirtiliyor. Ayrıca Trump'ın NATO'ya yönelik eleştirileri, Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya teşvik etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye-ABD ilişkilerinde kritik bir dönemde yaşandı. Trump'ın özel görüşmelerde NATO'ya destek mesajı vermesi, Türkiye'nin ittifak içinde kalma iradesini güçlendirdi. Ancak kamuoyundaki sert söylem, Türk kamuoyunda ABD'ye güven konusunda soru işaretleri yarattı. Türkiye, S-400 ve Suriye konularında ABD ile anlaşmazlık yaşarken, bu ziyaretin kapalı kapılar ardında yapıcı geçmesi Ankara'nın elini güçlendirdi. Öte yandan, Trump'ın NATO'yu 'modası geçmiş' suçlaması, Türkiye gibi ittifaka sınır ülkeler için endişe vericiydi. Sonuç olarak Ankara, hem ABD ile pragmatik ilişki yürütme hem de NATO'nun güvenlik şemsiyesinde kalma stratejisini sürdürdü.