NATO üyesi ülkelerin liderleri, gelecek hafta Türkiye'de düzenlenecek kritik bir zirvede bir araya geliyor. Resmi gündem savunma harcamalarının artırılması ve Ukrayna'ya verilen desteğin koordinasyonu olsa da, İran'ın bölgedeki yükselen gerilimi ve nükleer programı etrafında şekillenen tehditler toplantının odak noktası olmaya hazırlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın da katılacağı zirve, ittifakın doğu kanadının güvenliği ile Orta Doğu'daki istikrarsızlık arasında bir denge kurmasını gerektirecek.
Zirvenin Gündemi: Savunma Harcamaları ve Ukrayna Desteği
Bloomberg News Orta Doğu muhabiri Dan Williams'ın aktardığına göre, NATO liderleri ilk olarak üye ülkelerin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünün ne ölçüde karşılandığını masaya yatıracak. Özellikle Almanya ve birkaç Avrupa ülkesi bu hedefin gerisinde kalırken, ABD'nin yükü taşıdığı eleştirileri yineleniyor. İkinci büyük başlık ise Ukrayna'ya askeri ve mali yardımın sürdürülebilirliği olacak. Savaşın üçüncü yılına yaklaşırken Kiev yönetimi, Batı'nın desteğinde bir yorgunluk sinyali almaktan endişe ediyor.
Ancak kaynaklara göre, zirvenin perde arkasında en çok tartışılacak konu İran'ın bölgesel faaliyetleri. İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların yayılma riski, Hizbullah'ın Lübnan'dan İsrail'e yönelik saldırıları ve İran'ın nükleer programındaki son ilerlemeler, NATO'yu caydırıcılık stratejisini yeniden gözden geçirmeye itiyor. İttifak, Akdeniz'in doğusunda ve Orta Doğu'da olası bir krize karşı hazırlıklarını hızlandırmış durumda.
Bölgesel Boyut: İran Tehdidi ve NATO'nun Cevabı
İran, son haftalarda uranyum zenginleştirme kapasitesini artırdığını ve askeri düzeyde patlayıcı güce ulaşabilecek seviyede malzeme üretmeye başladığını duyurdu. Bu gelişmeler, Trump yönetiminin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından tırmanan gerilimi daha da körüklüyor. NATO'nun güney kanadında yer alan Türkiye, Yunanistan ve İtalya gibi ülkeler, İran'a yakınlığı ve olası füze tehditleri nedeniyle önlemlerini artırıyor.
Williams'ın analizine göre, ABD özellikle Körfez'deki müttefiklerini korumak ve İran'ın deniz yollarındaki tacizlerine karşı caydırıcılık sağlamak için NATO'nun deniz varlığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Zirvede, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO gemilerinin sayısının artırılması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gibi somut adımların gündeme gelmesi bekleniyor. Ayrıca, ABD'nin İsrail'in güvenliği için NATO'nun daha aktif bir rol üstlenmesi yönünde baskı yapabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bir NATO üyesi olarak zirveye ev sahipliği yaparken aynı zamanda İran'la sınır komşusu olan tek ittifak ülkesi konumunda. İran'ın nükleer programı ve bölgesel milisleri, Türkiye'nin güneydoğusundan Suriye ve Irak'taki varlığına kadar geniş bir yelpazede güvenlik tehdidi oluşturuyor. Ekonomik açıdan ise İran'a uygulanan yaptırımlar ve olası bir askeri çatışma, enerji maliyetlerini artırabilir ve bölgesel ticareti olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu zirvede hem batılı müttefiklerine sadakatini göstermek hem de İran'la diyaloğunu sürdürerek kriz ortamında dengeleyici rol üstlenmek arasında bir denge kurmak zorunda. NATO'nun İran'a karşı alacağı ortak tavır, Türkiye'nin doğu sınırındaki istikrarı ve enerji güvenliği açısından belirleyici olacak.