NATO'nun 2023 yaz zirvesi, 11-12 Temmuz tarihlerinde Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta toplanıyor. Zirvenin gündeminde Ukrayna'ya destek, İsveç'in üyeliği ve savunma harcamalarının artırılması var. Ancak tüm gözler, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın olası bir geri dönüşü ve onun zirveye yansıyacak ruh halinde. Zira Trump'ın en son 2018'de Brüksel'deki NATO zirvesinde müttefikleri 'borçlu' ilan edip Almanya'yı hedef alması hafızalarda. Analistlere göre, Trump'ın bu kez de aynı sertlikte bir mesaj vermesi bekleniyor; ancak bu kez durum farklı: Zirve, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarında görece ilerleme kaydettiği bir döneme denk geliyor.
Trump'ın NATO Eleştirileri ve Hedefleri
ABD başkanlık yarışında Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen adayı olan Trump, kampanya konuşmalarında NATO'yu sık sık hedef alıyor. Geçen ay Georgia'da yaptığı bir konuşmada, 'NATO'yu ben kurdum' diyerek abartılı bir iddiada bulunan Trump, müttefikleri yeterince harcama yapmamakla suçluyor. Trump'ın yakın çevresindekilere göre, eski başkan zirvede 'hayal kırıklığına uğramış' bir tavır sergileyecek. Zira Avrupalı liderler, Trump'ın talep ettiği gibi GSYH'nin %2'sini savunmaya ayırma hedefine yaklaşsa da, ABD'nin NATO bütçesine en büyük katkıyı yapmaya devam etmesi Trump'ı rahatsız ediyor. Öte yandan, Trump'ın müttefikleri 'savaş çığırtkanı' olarak nitelendiren eski danışmanı John Bolton da uyarıyor: 'Trump, NATO'yu zayıflatmak için elinden geleni yapacak.'
NATO'nun Avrupalı üyeleri ise Trump'ın olası bir dönüşüne karşı hazırlıklı. Geçen ay Londra'da bir araya gelen bazı Avrupalı liderler, ABD'nin taahhütlerini azaltması durumunda Avrupa savunmasını güçlendirmek için alternatif planlar üzerinde çalışıyor. Ancak bu planlar henüz emekleme aşamasında. Zirvenin ev sahibi Litvanya Devlet Başkanı Gitanas Nausėda ise 'Trump'ın politikaları ne olursa olsun, NATO'nun caydırıcılığının süreceğini' söylüyor.
Zirvenin Bölgesel ve Küresel Boyutu
Vilnius zirvesi, sadece NATO'nun iç dinamikleri açısından değil, aynı zamanda Ukrayna savaşı ve Çin'in yükselişi bağlamında da kritik. Ukrayna'nın NATO üyeliği konusunda ittifak içinde tam bir fikir birliği yok; Almanya ve ABD, savaş sürerken üyelik vermenin tehlikeli olduğunu düşünüyor. Bu durum, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin hayal kırıklığına uğramasına yol açabilir. Öte yandan, Çin'in Asya-Pasifik'te artan nüfuzu, NATO'nun bölgeye daha fazla odaklanmasına neden oluyor. Zirvede, Çin'in 'sistematik rakibi' olarak tanımlanması ve yeni bir stratejik konsept benimsenmesi bekleniyor. Beijing ise zirveyi yakından izliyor; Çin Dışişleri Bakanlığı, NATO'yu 'Soğuk Savaş zihniyetini canlandırmakla' suçladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO zirvesi, Türkiye için İsveç'in üyelik başvurusunun onaylanması açısından kilit önemde. Ankara, Stockholm'ün terör örgütü PKK/YPG'ye karşı somut adımlar atmasını şart koşuyor. Zirvede bu konuda bir ilerleme kaydedilmezse, Türkiye'nin ittifak içindeki konumu tartışma konusu olabilir. Ayrıca, Trump'ın olası dönüşü, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir belirsizlik yaratabilir. Trump döneminde S-400 krizi yaşayan Ankara, Biden yönetimiyle daha istikrarlı bir diyalog yakalamıştı. Ancak Trump'ın NATO'ya yönelik genel eleştirileri, Türkiye'nin savunma harcamaları veya Rusya ile ilişkileri gibi konularda yeni baskılara yol açabilir. Bölgesel düzeyde ise zirvenin Ukrayna'ya vereceği mesaj, Karadeniz güvenliği ve Rusya'nın tutumu açısından Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor.