Myanmar'da askeri cunta, darbe sonrası uygulamaya koyduğu sokağa çıkma yasağını kaldırdığını ve ülkenin normale döndüğünü duyurdu. Ancak Yangon'daki gece kulüplerinde eğlenen gençler, bu açıklamaya inanmıyor. Ülkenin en büyük şehrinde lazer ışıkları ve 150 desibele varan müzik eşliğinde sabaha kadar dans eden gençler, evlerine dönmekten korkuyor. Bir DJ'in 'jet motoru gibi' tanımladığı yüksek sesle çalan müziğin ardında tedirginlik var: Yasağın kalktığı ilan edilse de, darbeden bu yana askerlerin keyfi baskı ve şiddeti yüzünden kimse gecenin köründe sokağa çıkmaya cesaret edemiyor.
Korkuyla dans eden gençlik
Yangon'un popüler gece kulüplerinden birinde, sabah 4'te dans pistinin kenarında uyuyakalan gençler var. Bazıları evlerine gitmek yerine şafak sökene kadar orada kalmayı tercih ediyor. Bunun nedeni, cunta askerlerinin gece yarısı baskınları ve sıradan bir park ihlalinde bile şiddet kullanması. 2021 darbesinden bu yana ülke, iç savaşa sürüklenmiş durumda. Etnik silahlı gruplar ve sivil direniş güçleri, cuntaya karşı savaşıyor. BM verilerine göre 3 milyondan fazla kişi yerinden edildi, 50 binin üzerinde sivil hayatını kaybetti. Bu ortamda, cuntanın 'normalleşme' açıklamaları boş bir slogandan ibaret. Geceleri dans edip eğlenen gençler, gündüzleri bir sonraki saldırının nereden geleceğini bilmemenin kaygısıyla yaşıyor.
Gece kulübü müdavimlerinden 24 yaşındaki Thiri, 'Burada en azından kendimizi güvende hissediyoruz' diyor. 'Ama sabah olunca eve dönüş yolu… Her şey yeniden başlıyor.' Thiri, ocak ayında bir kontrol noktasında askerler tarafından darp edildikten sonra haftalarca evde kalmış. Şimdi ise yasağın kalkmasına rağmen hâlâ belirli saatlerde dışarı çıkmaktan çekiniyor. Yangon sokaklarında askeri araçlar ve nöbetçilerin varlığı da sürüyor. Cunta, 'güvenlik gerekçesiyle' şehrin kilit noktalarına barikatlar kurmuş durumda. Bu da halkın 'sokağa çıkma yasağı kalktı' sözlerine güvenmemesine yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Cunta uluslararası baskıya rağmen ayakta
Myanmar ordusu, 2021 darbesinden bu yana uluslararası toplumun yoğun tepkisiyle karşılaşıyor. BM Güvenlik Konseyi, ASEAN ve Batılı ülkeler cuntaya yaptırımlar uyguluyor. Ancak Çin ve Rusya'nın vetoları, sert önlemler alınmasını engelliyor. ASEAN'ın 'beş maddelik mutabakatı' ise uygulanamadı; cunta, ateşkes ve diyalog çağrılarına kulak tıkadı. Bu durum, Myanmar'ı bölgenin en istikrarsız ülkelerinden biri haline getiriyor. Savaşın gölgesinde, ekonomik çöküş ve insani kriz derinleşiyor. Dünya Bankası'na göre 2022'de ekonomi %18 oranında daraldı. Gençler işsizlik ve umutsuzluk içinde, gece kulüpleri ise kısa süreli de olsa kaçış sunuyor. Ancak DJ kabininin arkasında bile silahlar hazır: Bazı gece kulüpleri, olası bir baskına karşı gizli çıkışlar ve alarm sistemleri kurmuş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar'daki darbe sonrası süreçte hem insani yardım hem de diplomatik angajman yoluyla bir denge politikası izledi. Ankara, cuntayı kınamakla birlikte, özellikle Müslüman Rohingya nüfusunun bulunduğu Rakhine eyaletinde insani projeler yürütüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Myanmar'daki krizin çözümü için çok taraflı platformlarda oynayabileceği role işaret ediyor. Ancak cuntanın 'normalleşme' söyleminin gerçekçi olmadığı ve güvenlik durumunun hâlâ kırılgan olduğu düşünülürse, Türk vatandaşlarının ve iş insanlarının Myanmar'a seyahat ve yatırım kararlarında ihtiyatlı olması gerekiyor. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede artan etkisi, Myanmar'daki gelişmeleri yakından takip etmesini zorunlu kılıyor.