Myanmar'ın yeni yönetimi, ülkenin güneydoğusundaki Dawei Özel Ekonomik Bölgesi (SEZ) projesini yeniden canlandırmak için harekete geçti. On yıl boyunca askeri yönetim ve ardından gelen sivil hükümet döneminde bir türlü hayata geçirilemeyen bu dev proje, şimdi iç çatışmalar ve uluslararası yaptırımlar gölgesinde yeniden gündemde. Projenin başarısı, Myanmar'ın ekonomik geleceği ve bölgesel bağlantısallık açısından kritik bir sınav olarak görülüyor.
Dawei SEZ: Bir Türlü Açılamayan Kapı
Dawei SEZ, Myanmar'ın güneydoğusundaki Tanintharyi Bölgesi'nde, Tayland sınırına yakın stratejik bir konumda yer alıyor. Proje, Güneydoğu Asya'yı Hint Okyanusu'na bağlayacak bir kara ve deniz koridoru oluşturmayı amaçlıyor. İlk olarak 2008 yılında Tayland ve Myanmar arasında imzalanan anlaşmayla başlatılan proje, İtalyan-Tayland ortak girişimi olan Italian-Thai Development (ITD) tarafından yürütülecekti. Ancak finansman sorunları, çevresel itirazlar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle proje defalarca ertelendi.
2011-2021 arasındaki sivil yönetim döneminde, Dawei SEZ yeniden canlandırılmaya çalışıldı. 2015 yılında Japon ve Taylandlı yatırımcıların ilgisi artırılmak istendi; ancak altyapı eksikliği, yolsuzluk iddiaları ve yerel halkın direnişi projeyi yavaşlattı. 2021'deki askeri darbenin ardından ülke genelinde yayılan iç savaş, projeyi fiilen durma noktasına getirdi.
Çatışma ve Yaptırımlar Gölgesinde Yeni Umut
Myanmar'ın 2021 darbesinden bu yana siyasi ve ekonomik izolasyonu derinleşti. Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar, yabancı yatırımcıların ülkeden çekilmesine neden oldu. Ancak yeni yönetim, özellikle Tayland ve Çin ile ilişkileri kullanarak Dawei projesini yeniden başlatmayı umut ediyor. Tayland, Dawei limanı üzerinden Hint Okyanusu'na doğrudan erişim sağlamak istiyor; bu, Malakka Boğazı'na olan bağımlılığı azaltabilir. Çin ise Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında bölgede etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Ancak projenin önündeki engeller azımsanacak gibi değil. İç savaş nedeniyle bölgede güvenlik yok; yerel halk ve silahlı gruplar projeye karşı çıkıyor. Ayrıca uluslararası yaptırımlar, finansman bulmayı zorlaştırıyor. Projenin ekonomik fizibilitesi de tartışmalı: 50 milyar doları aşan tahmini maliyeti ve uzun vadeli getirisi belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Dawei SEZ projesi, Türkiye'nin doğrudan bir çıkarı olmasa da, küresel ticaret yollarındaki değişim Türk ekonomisini dolaylı olarak etkileyebilir. Proje başarılı olursa, Asya-Avrupa arasındaki deniz ticaretinde alternatif bir güzergah oluşabilir ve Süveyş Kanalı'na olan bağımlılık azalabilir. Bu durum, Türkiye'nin lojistik merkezi olma hedefiyle paralel bir gelişme olarak görülebilir. Ancak Myanmar'daki istikrarsızlık ve yaptırımlar, projenin kısa vadede hayata geçmesini zorlaştırıyor. Türkiye, bölgesel bağlantısallık projelerinde aktif rol almak istiyorsa, Güneydoğu Asya'daki gelişmeleri yakından izlemeli.