Myanmar'da askeri yönetim, 2021 darbesinden bu yana gözaltında tutulan eski Devlet Danışmanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Aung San Suu Kyi'nin, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nden (ICRC) bir yetkiliyle görüşmesine izin verdi. Devlet Başkanlığı Ofisi'nden yapılan açıklamada, görüşmenin bugün (Cuma) başkent Nepido'da gerçekleştiği ve Suu Kyi'nin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Bu gelişme, askeri cuntanın, uluslararası toplumun baskısı altında, gözaltındaki isimlere yönelik insani erişime kısmen izin verdiği bir dönemde yaşanıyor.
Darbeden bu yana süren süreç
Aung San Suu Kyi, 1 Şubat 2021'de ordu tarafından yapılan darbeyle devrilmiş, ardından çeşitli suçlamalarla yargılanarak 27 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. 78 yaşındaki lider, darbe sonrası başlatılan demokrasi karşıtı baskı dalgasının simgesi haline gelmişti. Gözaltı süreci boyunca avukatlarıyla bile nadiren görüşebilen Suu Kyi'nin, Kızılhaç yetkilisiyle yaptığı bu görüşme, sağlık durumunun sorgulandığı bir dönemde kamuoyunda merak uyandırdı.
Askeri yönetim, Suu Kyi'ye yönelik suçlamaları 'yolsuzluk' ve 'seçim sahtekarlığı' gibi başlıklarda toplarken, uluslararası kuruluşlar bu davaların siyasi motivasyonlu olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Myanmar'daki askeri yönetimin meşruiyetini tanımıyor ve ülkedeki şiddetin sona ermesi için demokratik yönetime dönülmesi çağrısı yapıyor.
İç savaş ve insani kriz
Darbenin ardından ülkede başlayan silahlı direniş, kısa sürede iç savaşa dönüştü. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda şu ana kadar 100 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Ülkenin büyük bölümünde ordu ile etnik silahlı gruplar ve sivil savunma güçleri arasında çatışmalar sürüyor. Myanmar'da 2,5 milyondan fazla insan yerinden edilirken, milyonlarca kişi insani yardıma muhtaç durumda.
Kızılhaç'ın Suu Kyi ile yaptığı görüşme, uluslararası toplumun Myanmar'daki insani duruma dikkatini yeniden çekebilir. Ancak askeri yönetimin, ülke içindeki muhalefet ve etnik gruplarla diyalog kurmaya yanaşmadığı biliniyor. Bölgede Çin, Hindistan ve ASEAN ülkeleri, Myanmar'daki krizin çözümünde farklı tutumlar sergiliyor. Özellikle Çin, askeri yönetimle ekonomik ilişkilerini sürdürürken, Batılı ülkeler yaptırımları genişletme kararı almış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar'daki gelişmeleri yakından izliyor ancak doğrudan bir müdahale pozisyonu bulunmuyor. Ankara, ASEAN'ın Myanmar politikasını desteklerken, insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yardım ulaştırmayı sürdürüyor. Suu Kyi'nin Kızılhaç görüşmesi, uluslararası toplumun Myanmar'daki insani duruma artan ilgisinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, bu tür gelişmeleri, Güneydoğu Asya'daki istikrarın küresel barışa katkısı çerçevesinde izliyor. Ayrıca, Türkiye'nin askeri yönetimle kurduğu sınırlı diyalog, insani erişim ve kriz yönetimi açısından gelecekte önemli bir rol oynayabilir.