ABD Başkanı Donald Trump'ın İran nükleer anlaşmasına yönelik politikaları, en beklenmedik cepheden eleştiri almaya başladı. Rupert Murdoch'un sahibi olduğu muhafazakâr medya devleri, Trump'ın İran ile imzalanan anlaşmaya ilişkin tutumunu sorguluyor. Wall Street Journal ve New York Post gibi yayın organları, anlaşmanın tamamen terk edilmesi yerine revize edilmesi gerektiğini savunan yazılar yayımlıyor. Bu durum, Trump'ın kendi tabanı içinde dahi anlaşmaya yönelik farklı görüşler olduğunu ortaya koyuyor.
Gelişmenin arka planı
Trump, 2015 yılında imzalanan ve İran'ın nükleer programını sınırlandırarak yaptırımların hafifletilmesini öngören anlaşmayı uzun süredir eleştiriyor. Anlaşmayı 'tarihin en kötü anlaşması' olarak nitelendiren Trump, bu yılın mayıs ayında anlaşmadan çekilme kararı almış ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu. Ancak Avrupa ülkeleri ve birçok uluslararası aktör, anlaşmanın korunması için çaba gösteriyor.
Murdoch'un medya imparatorluğu, uzun yıllardır muhafazakâr politikaları desteklemesiyle biliniyor. Ancak son dönemde Wall Street Journal'ın editöryel sayfalarında ve New York Post'ta yayımlanan bazı yazılar, Trump'ın İran stratejisinin arkasında durulmasının doğru olmadığını ima ediyor. Özellikle Wall Street Journal'ın, anlaşmanın tümden iptali yerine müzakere edilmiş bir revizyonu savunması dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran anlaşması, Ortadoğu'daki güç dengelerini doğrudan etkileyen bir konu. Anlaşmanın bozulması, İran'ın nükleer faaliyetlerini yeniden başlatmasına ve bölgede tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler, anlaşmanın sona ermesinden yana tavır alırken, Avrupa Birliği ve Çin gibi küresel güçler anlaşmanın sürdürülmesi için diplomatik çaba harcıyor. Murdoch medyasının eleştirileri, Trump yönetimi üzerinde Avrupa ve diğer müttefiklerle uyumlu bir politika izlenmesi yönünde baskı oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle İran anlaşmasındaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Anlaşmanın bozulması, bölgede istikrarsızlığı artırabilir ve Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca ABD'nin yaptırımları, Türkiye'nin İran ile ticaretini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, anlaşmanın korunmasından yana bir tutum izliyor.