YouTube'da milyonlarca takipçisi olan ve çocuk şarkılarıyla tanınan Ms. Rachel (Rachel Griffin Accurso), eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Müslüman anaokulu öğrencilerini hedef alan saldırgan paylaşımının ardından bu çocukların en güçlü savunucularından biri haline geldi. Sosyal medyada yayımladığı mesajda Ms. Rachel, Trump'ın paylaşımını “iğrenç” olarak nitelendirirken, “Bu çocuklar masum. Onları eğitimlerinden, haklarından ve onurlarından mahrum bırakmak kimsenin haddine değil” ifadelerini kullandı. Ms. Rachel'ın bu çıkışı, ABD'deki Müslüman topluluklar ve insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Çocuk gelişimi uzmanı olarak da bilinen Ms. Rachel, son yıllarda sadece eğitici videolarıyla değil, aynı zamanda çocuk hakları konusundaki cesur duruşuyla da öne çıkıyor.
Trump'ın paylaşımı ve Ms. Rachel'ın tepkisi
Geçtiğimiz günlerde Donald Trump, Truth Social platformunda bir anaokulundaki Müslüman öğrencilerin fotoğraflarını paylaşarak “Bunlar bizim geleceğimiz mi?” notunu düştü. Paylaşımda çocukların başörtülü anneleriyle birlikte okul önünde görüntülendiği fotoğraflar yer alıyordu. Trump'ın bu hareketi, ABD'deki Müslüman karşıtı söylemin yeniden alevlenmesine yol açtı. Ms. Rachel ise Twitter ve Instagram hesaplarından yaptığı açıklamada, “Bu çocukların hiçbiri size tehdit oluşturmuyor. Onlar sadece okula gitmek, arkadaşlarıyla oynamak ve büyümek istiyor. Sizin nefret dolu söylemleriniz onların hayallerini çalıyor” dedi. Ms. Rachel, ayrıca takipçilerine Müslüman toplulukları destekleyen sivil toplum kuruluşlarına bağış yapmaları çağrısında bulundu.
Ms. Rachel'ın çocuk hakları savunuculuğu
Ms. Rachel, sadece bu olayla sınırlı kalmayarak, ABD'deki göçmen çocukların tutulduğu gözaltı merkezlerinden Gazze'deki savaşın mağduru çocuklara kadar geniş bir yelpazede çocuk haklarını savunuyor. Geçen yıl, Amerikan sınırında ailelerinden ayrılan çocuklar için bir kampanya başlatan Ms. Rachel, bu kampanyayla milyonlarca dolar bağış toplamıştı. Gazze'deki çocuklar için de sosyal medyada farkındalık yaratan Ms. Rachel, İsrail-Hamas savaşının en ateşli döneminde bile çocukların tarafında durmaktan çekinmedi. Kendisi de bir anne olan Ms. Rachel, “Her çocuğun güvende olma, eğitim alma ve sevgiyle büyüme hakkı vardır. Bu, nerede doğduklarına veya hangi dine inandıklarına bağlı değildir” diyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu tür paylaşımları, ABD'de artan İslamofobi ve göçmen karşıtı söylemlerin bir yansıması olarak görülüyor. 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Trump'ın yeniden bu tür kutuplaştırıcı söylemlere başvurması, ülkedeki Müslüman topluluklar üzerinde endişe yaratıyor. Öte yandan, Ms. Rachel gibi popüler figürlerin karşı çıkması, bu söylemlerin toplumda meşruiyet kazanmasını engelliyor. Uzmanlar, Ms. Rachel'ın çıkışının, özellikle genç ebeveynler arasında Müslüman çocuklara yönelik empatiyi artırabileceğini belirtiyor. Küresel ölçekte ise bu olay, ABD'deki Müslüman karşıtı atmosferin Avrupa'da da yankı bulduğu bir döneme denk geliyor. Fransa ve Almanya'da da benzer söylemlerin yükselişte olduğu gözleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, ABD'deki Müslüman karşıtı söylemlerin ve ırkçılığın ne denli derin olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye, özellikle son yıllarda Avrupa ve ABD'de artan İslamofobiye karşı diplomatik girişimlerde bulunuyor. Ms. Rachel'ın duruşu, Türkiye'nin de desteklediği “çocuklar savaşın ve nefretin hedefi olmamalı” ilkesiyle örtüşüyor. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler nezdinde Müslüman karşıtı ayrımcılıkla mücadele için yürüttüğü çalışmalar göz önüne alındığında, bu tür sivil toplum hareketlerinin önemi artıyor. Ankara'nın, Ms. Rachel'ın kampanyalarına doğrudan destek vermese de, bu tür seslerin küresel kamuoyunda yankı bulmasını olumlu karşılayacağı değerlendiriliyor.