Morgan Stanley'nin baş hisse senedi stratejistlerinden Michelle Weaver, küresel piyasalarda yapay zeka (YZ) gelişmelerinin tetiklediği teknoloji hisselerindeki yükselişin önümüzdeki dönemde de süreceğini belirtti. Weaver, CNBC'ye verdiği mülakatta, ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizinin yüzde 4,5 seviyesinin hisse senedi değerlemeleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Faizlerin bu seviyenin üzerine çıkması durumunda hisse senetleri üzerinde baskı oluşabileceğine dikkat çeken Weaver, yine de YZ kaynaklı talep artışının teknoloji şirketlerinin kârlılığını desteklemeye devam ettiğini ifade etti.
Yapay Zeka Döngüsünün Piyasalara Etkisi
Weaver, yapay zeka yatırımlarının yalnızca büyük teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmadığını, bu dalganın enerji, sağlık ve finans gibi sektörlere de yayıldığını belirtti. Özellikle veri merkezleri ve çip üreticileri, YZ altyapısına yönelik artan talepten doğrudan faydalanıyor. Stratejist, bu döngünün en az iki ila üç yıl daha sürebileceğini öngörüyor.
Morgan Stanley'nin analizine göre, yapay zeka patent başvuruları ve araştırma yayınlarındaki artış, teknolojinin benimsenme hızının arttığına işaret ediyor. Şirketlerin yapay zekayı operasyonel süreçlere entegre etmesi, verimlilik kazançları sağlarken, yeni gelir akışları da yaratıyor. Ancak Weaver, yatırımcıları aşırı değerlenme risklerine karşı uyarıyor: "Hisse fiyatları gelecekteki büyüme beklentilerini büyük ölçüde fiyatlamış durumda. Bu nedenle, faiz oranlarındaki ani bir yükseliş veya teknoloji harcamalarındaki yavaşlama, düzeltmeyi tetikleyebilir."
ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,5 seviyesinin altında kalması durumunda, yapay zeka hisselerinin daha cazip hale geleceği belirtiliyor. Faizlerin bu seviyenin üzerine çıkması ise, özellikle yüksek kaldıraçlı büyüme hisseleri üzerinde baskı yaratabilir. Weaver, bu nedenle faiz politikalarının yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Küresel Piyasalarda YZ Rüzgarı
Yapay zeka odaklı yatırımlar, yalnızca ABD piyasalarını değil, aynı zamanda Asya ve Avrupa borsalarını da etkiliyor. Güney Kore, Tayvan ve Çin'deki yarı iletken üreticileri, YZ çiplerine olan talep sayesinde rekor kârlar açıklıyor. Avrupa'da ise, enerji yoğun veri merkezleri için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlar artıyor.
Morgan Stanley, gelişmekte olan piyasalardan da YZ temalı hisselere ilgi olduğunu raporluyor. Hindistan ve Brezilya'da teknoloji start-up'ları, yapay zeka odaklı çözümlerle hızlı büyüme kaydediyor. Ancak bu ülkelerdeki yüksek enflasyon ve faiz oranları, hisse senedi piyasalarında dalgalanmaya neden olabiliyor.
Weaver, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmelerini ve sadece yapay zeka hisselerine odaklanmamalarını tavsiye ediyor. "YZ devrimi uzun vadeli bir megatrend, ancak döngüsel risklere karşı korunmak için savunma sektörleri ve sabit getirili varlıklar da portföyde yer almalı" diye ekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel yapay zeka yatırımlarındaki bu ivme, Türkiye'nin teknoloji ihracatını ve yabancı yatırım çekme potansiyelini etkileyebilir. Türkiye, yarı iletken ve yazılım alanında yetenekli iş gücüne sahip olmakla birlikte, Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı yüzde 1'in altında seyrediyor. Morgan Stanley'nin YZ odaklı hisselere ilişkin olumlu öngörüleri, Borsa İstanbul'da işlem gören teknoloji şirketleri için dolaylı bir fırsat yaratabilir, ancak doğrudan bir etki beklenmiyor. Ayrıca, ABD faiz oranlarının yüksek seyretmesi, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına neden olabileceğinden, Türkiye'nin kırılgan ekonomisi için risk teşkil ediyor. Bu nedenle, Türk yatırımcıların küresel teknoloji trendlerini yakından takip etmesi ancak temkinli bir duruş sergilemesi öneriliyor.