Wall Street devi Morgan Stanley'in sabit getirili menkul kıymetler araştırma biriminin küresel başkanı, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu yıl faiz artırma kararı alması halinde, İran savaşının fiyatlar üzerindeki etkilerini büyük ölçüde iskonto edeceğini öne sürdü. Bu açıklama, küresel piyasalarda jeopolitik risklerin merkez bankası politikaları üzerindeki etkisine dair tartışmaları alevlendirdi. Analist, Fed'in özellikle enerji fiyatlarındaki geçici artışları dikkate almadan faiz kararı verebileceğini, çünkü bu tür şokların kalıcı enflasyon yaratmadığına inanıldığını vurguladı. Morgan Stanley'in değerlendirmesi, yatırımcıların Orta Doğu'daki gerilimin küresel ekonomik görünüm üzerindeki etkilerini anlamaya çalıştığı bir dönemde geldi. Fed yetkilileri, son toplantılarında enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyretmesine rağmen, faiz indirimi sinyalleri vermiş; ancak savaş riski bu beklentileri karmaşık hale getirmişti.
Gelişmenin Arka Planı: İran Savaşı ve Fed'in İkilemi
Morgan Stanley'nin Küresel Sabit Getirili Menkul Kıymetler Araştırma Başkanı, yatırımcılara yönelik bir notta, Fed'in para politikası kararlarında jeopolitik gelişmeleri nasıl fiyatlayacağı konusunda önemli bir çerçeve çizdi. Analiste göre, eğer İran ile ABD arasında sıcak bir çatışma yaşanırsa ve bu durum petrol fiyatlarında ani bir sıçramaya yol açarsa, Fed büyük olasılıkla bu artışı 'geçici' olarak nitelendirecek ve çekirdek enflasyon göstergelerine odaklanacak. Bu yaklaşım, Fed'in 2021-2022 döneminde enflasyonun 'geçici' olduğu yönündeki değerlendirmesini akıllara getiriyor. O dönemde Fed, tedarik zinciri sorunları ve talep şoklarının kalıcı olmayacağını düşünerek faiz artırımında gecikmiş ve eleştirilere maruz kalmıştı. Morgan Stanley, benzer bir hatanın tekrarlanabileceği uyarısında bulunuyor. Analist, 'Fed, savaş kaynaklı fiyat artışlarının talep üzerindeki etkisini değil, arz şoku olarak değerlendirecek ve bu nedenle faiz kararını büyük ölçüde iç dinamiklere göre şekillendirecek' ifadelerini kullandı.
Notta ayrıca, Fed'in bu yıl içinde herhangi bir faiz artırımına gitmesi durumunda, bunun büyük ihtimalle güçlü istihdam verileri ve hizmet sektörü enflasyonundaki katılığa dayanacağı belirtiliyor. İran savaşının yaratacağı petrol fiyatı şoku, Fed'in bu kararını etkilemekle birlikte, tek başına belirleyici olmayacak. Morgan Stanley, piyasaların bu durumu şimdiden fiyatlamaya başladığını ve ABD tahvil getirilerinin jeopolitik risk primini yansıttığını ekliyor. Ancak analist, geçmiş deneyimlerin aksine, bu kez Fed'in daha temkinli davranabileceğini ve savaşın boyutuna bağlı olarak faiz artırımını erteleyebileceğini de sözlerine ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Petrol Piyasaları ve Yatırımcı Stratejileri
Morgan Stanley'nin bu değerlendirmesi, küresel petrol piyasalarının Orta Doğu'daki herhangi bir çatışmaya karşı hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu. İran, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerinden biri olmasa da, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü nedeniyle küresel enerji arzında kritik bir rol oynuyor. Olası bir savaş, boğazın trafiğe kapanmasına ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasına neden olabilir. Bu durum, özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir darbe anlamına geliyor. Fed'in bu tür bir arz şokunu görmezden gelme eğilimi, gelişmekte olan piyasalarda faiz oranlarını daha da yükseltebilir ve sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Öte yandan, gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının koordineli bir şekilde hareket etmesi bekleniyor; ancak Fed'in bağımsız karar alma süreci, küresel para politikasında farklılaşmalara yol açabilir.
Yatırımcılar açısından, Morgan Stanley'nin analizi, portföylerin jeopolitik risklere karşı yeniden dengelenmesi gerektiğine işaret ediyor. Savaşın etkilerinin geçici olduğuna inanan Fed, kısa vadeli faiz artırımlarına giderse, dolar güçlenebilir ve emtia fiyatları daha da volatil hale gelebilir. Bu senaryoda, altın gibi güvenli liman varlıklarına talep artabilir. Ancak Morgan Stanley, uzun vadeli yatırımcılara temkinli olmalarını ve enflasyon beklentilerinin çıpalanması için Fed'in sözlü yönlendirmelerini yakından takip etmelerini tavsiye ediyor. Analistler, Fed Başkanı Jerome Powell'ın son dönemdeki açıklamalarında jeopolitik risklere nadiren atıfta bulunmasının, bu risklerin fiyatlanmasının zor olduğu anlamına geldiğini, ancak piyasaların bir savaş senaryosunda sert tepki verebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatının büyük bir kısmını İran ve Orta Doğu'dan karşıladığı için olası bir İran savaşı, ülke ekonomisini doğrudan etkileyebilir. Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş, Türkiye'nin cari açığını artıracak ve enflasyonu daha da yukarı çekecektir. Fed'in bu savaşı faiz kararında iskonto etmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasını şekillendirirken daha fazla zorlanmasına yol açabilir. Eğer Fed faiz artırırsa, TL üzerindeki baskı artar; TCMB ise hem büyümeyi desteklemek hem de enflasyonla mücadele etmek arasında sıkışabilir. Ayrıca, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak bölgedeki askeri varlığı ve diplomatik girişimleri daha da önem kazanacaktır.