Kanada'nın Quebec eyaletindeki Montreal kentinde, Yahudi nüfusun yoğun olduğu Côte-des-Neiges bölgesinde düzenlenen silahlı saldırıda, saldırganın da aralarında bulunduğu üç kişi hayatını kaybetti. Olay, yerel saatle akşam saatlerinde, kosher marketlerin ve restoranların bulunduğu bir caddede meydana geldi. Montreal Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, saldırı ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, olay yerinde iki kişiyi ölü, bir kişiyi de ağır yaralı halde buldu. Hastaneye kaldırılan yaralı, kısa süre sonra hayatını kaybetti. Polis, olayın bir 'iç şiddet' vakası olabileceğini değerlendiriyor ve saldırganın hedefinde belirli bir grup ya da kişinin olup olmadığı araştırılıyor.
Saldırının arka planı
Yetkililer, saldırının antisemitik bir saldırı olup olmadığını belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Côte-des-Neiges bölgesi, Montreal'deki Musevi cemaatinin merkezi konumunda yer alıyor. Bölgede çok sayıda sinagog, koşer gıda satan dükkan ve Yahudi kültür merkezi bulunuyor. Polis sözcüsü, olayın bir terör eylemi olarak sınıflandırılması için henüz erken olduğunu, ancak tüm ihtimallerin değerlendirildiğini belirtti. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, olayla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Montreal'deki silahlı saldırıyı dehşetle takip ediyorum. Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve sevdikleriyle birlikte' ifadelerini kullandı. Montreal Belediye Başkanı Valérie Plante ise, 'Şehrimizdeki bu şiddet olayı karşısında derin üzüntü duyuyorum. Güvenlik güçlerimizin olayı aydınlatacağına inanıyorum' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Montreal'deki saldırı, dünya genelinde artan antisemitik saldırılar ve nefret suçları bağlamında değerlendiriliyor. Kanada'da son yıllarda Yahudi toplumuna yönelik saldırıların arttığı gözlemleniyor. 2023'te yayınlanan bir rapora göre, ülkede antisemitik olaylar bir önceki yıla göre yüzde 32 arttı. Bu durum, Kanada'da etnik ve dini gruplar arasındaki gerilimin yanı sıra, küresel ölçekte yükselen aşırı sağ ve nefret söyleminin bir yansıması olarak yorumlanıyor. Saldırı, aynı zamanda Kuzey Amerika'da son dönemde yaşanan toplu silahlı saldırıların bir halkası olarak da dikkat çekiyor. ABD'de olduğu gibi Kanada'da da silah kontrolü tartışmaları sık sık gündeme gelirken, bu tür olaylar silah yasalarının daha sıkı hale getirilmesi taleplerini güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Montreal'deki saldırı doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte yükselen antisemitizm ve nefret suçları, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel güvenlik dinamiklerini etkileyebilir. Türkiye, farklı etnik ve dini grupları barındıran bir ülke olarak, toplumsal barışın korunması açısından bu tür olaylardan ders çıkarabilir. Ayrıca, Kanada ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler zaman zaman gerilimli olsa da, bu tür trajediler karşısında ortak bir duruş sergilemek iki ülke arasında diyalog kanallarını açık tutabilir. Küresel terörizm ve nefret suçlarıyla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.