Moldova Devlet Başkanı Maia Sandu, Rusya'yı son haftalarda ülke topraklarına düşen iki insansız hava aracı (İHA) kazasından sorumlu tuttuğunu açıkladı. Kişinev yönetimi, bu olayların ardından Moskova Büyükelçisi'ni geri çağırarak diplomatik tepkisini ortaya koydu. Sandu, yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı İHA'ların Moldova hava sahasını ihlal ettiğini ve bu durumun ülkenin egemenliğine açık bir ihlal olduğunu vurguladı.
İki Kaza, Kötüleşen İlişkiler
Son haftalarda Moldova sınırları içinde iki ayrı İHA enkazı bulundu. İlk olayda, geçtiğimiz ay kuzeydeki bir köyde patlamamış bir İHA mühimmatı tespit edilirken, ikinci olayda ise güneydeki bir tarım arazisine düşen İHA parçaları bulundu. Moldova makamları, bu araçların Rusya tarafından Ukrayna'ya yönelik saldırılarda kullanıldığını ve teknik analizler sonucu bu sonuca ulaşıldığını bildirdi. Olayların ardından Moldova Dışişleri Bakanlığı, Moskova Büyükelçisi Lilian Darii'yi istişarelerde bulunmak üzere Kişinev'e geri çağırdı. Bakanlık ayrıca Rusya'nın Kişinev Büyükelçisi'ne protesto notası iletti.
Devlet Başkanı Sandu, ulusa sesleniş konuşmasında, "Bu kazalar, Rusya'nın bölgedeki saldırgan tutumunun bir yansımasıdır. Moldova'nın hava sahasının ihlali, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir ve bu durumun sorumlularının hesap vermesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Sandu ayrıca, Moldova'nın NATO ile iş birliğini artırma kararlılığını yineleyerek, "Güvenliğimizi güçlendirmek için müttefiklerimizle birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ukrayna Savaşı'nın Gölgesinde
Moldova, Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana Rusya'nın saldırılarına karşı savunmasız bir konumda. Ülke, NATO üyesi olmamakla birlikte, Avrupa Birliği üyeliğine adaylık sürecini sürdürüyor ve Batı ile yakınlaşması Moskova tarafından yakından izleniyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik insansız hava aracı saldırılarında kullandığı Şahid-136 tipi İHA'ların Moldova topraklarına düşmesi, savaşın doğrudan etkilerinin ülke sınırlarını aştığını gösteriyor.
Bu olaylar, Moldova'nın güvenlik endişelerini artırırken, uluslararası toplumun da dikkatini çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği yetkilileri, Moldova'nın egemenliğine destek mesajları verirken, Rusya ise suçlamaları reddederek Moldova'yı provokasyonla suçluyor. Moskova yönetimi, İHA'ların Moldova'ya düştüğüne dair kanıtların yetersiz olduğunu öne sürerken, Kişinev'in bu durumu bir 'Rusya karşıtı kampanya' olarak nitelendiriyor.
Analistler, bu tür olayların Moldova'nın NATO'ya yakınlaşmasını hızlandırabileceğine dikkat çekiyor. Ülke, anayasal tarafsızlık statüsüne sahip olmasına rağmen, son dönemde savunma harcamalarını artırmış ve NATO ile ortak tatbikatlar gerçekleştirmiştir. Sandu yönetimi, Rusya'nın Transdinyester bölgesinde askeri varlığını sürdürmesini de bir tehdit olarak görmektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında arabulucu bir rol üstlenirken, Karadeniz'in batısındaki bu gelişmeler Ankara'nın güvenlik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Moldova'nın Rusya'ya karşı sert tutumu, NATO'nun doğu kanadındaki dayanışmayı güçlendirebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak Moldova'nın egemenliğine destek verse de, Moskova ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. Bu kriz, Türkiye'nin Karadeniz'deki jeopolitik dengeleri gözetme politikasını test edebilir. Ayrıca, Moldova'nın enerji bağımlılığı ve Transdinyester sorunu, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve siyasi çıkarları açısından da önem arz ediyor.