Somali'nin başkenti Mogadişu'da, seçim takvimine ilişkin anlaşmazlıkların silahlı çatışmaya dönüşmesi, ülkenin zaten kırılgan olan siyasi istikrarını yeniden sarsıyor. Hükümet güçleri ile muhalif liderlerin destekçileri arasında başkentin bazı bölgelerinde yaşanan çatışmalar, sivil halkı evlerine hapsederken kentte günlük yaşamı felç etti. Çatışmalar, Somali'nin uzun süredir ertelenen başkanlık ve parlamento seçimlerinin nasıl yapılacağı konusundaki derin siyasi bölünmeyi gözler önüne seriyor.
Seçim Krizinin Perde Arkası
Somali'de seçimler, federal hükümet ile eyalet yönetimleri arasındaki yetki ve seçim usulü anlaşmazlıkları nedeniyle aylardır erteleniyor. Cumhurbaşkanı Mohamed Abdullahi Farmajo'nun görev süresi Şubat 2021'de dolmasına rağmen, yeni bir seçim takvimi üzerinde mutabakat sağlanamadı. Muhalefet, Farmajo'yu gücü elinde tutmak için seçimleri geciktirmekle suçluyor. Nisan ayında hükümetin seçimleri erteleme kararı, ciddi siyasi gerilime yol açtı. Muhalif liderler, başkentte gösteriler düzenlerken, 25 Nisan'da hükümet güçleri ile muhalif aşiretlerin silahlı destekçileri arasında çatışmalar patlak verdi. En az 8 kişinin öldüğü, onlarca kişinin yaralandığı bildirildi.
Çatışmalar, özellikle başkentin güneyindeki Hodan ve Waberi bölgelerinde yoğunlaştı. Ağır silahların kullanıldığı çatışmalar nedeniyle birçok aile evlerini terk etmek zorunda kaldı. Mogadişu'daki okullar ve iş yerleri kapandı. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, uluslararası toplum Somali'de seçimlerin bir an önce yapılmasını istiyor. Ancak siyasi krizin derinliği, kısa vadede bir çözümün zor olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Somali'deki siyasi istikrarsızlık, yalnızca iç güvenliği tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. Ülke, Eş-Şebab örgütünün faaliyetleri nedeniyle uzun yıllardır terörle mücadele ediyor. Siyasi kriz, güvenlik güçlerinin dikkatini dağıtarak terörle mücadelede aksaklıklara yol açabilir. Ayrıca, Somali'nin kızıl deniz ve Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumu, küresel deniz ticareti açısından önem taşıyor. Ülkedeki istikrarsızlık, korsanlık ve deniz güvenliği risklerini yeniden artırabilir. Doğu Afrika bölgesinde Etiyopya, Kenya, Cibuti gibi ülkeler, Somali'deki gelişmeleri yakından izliyor. Özellikle Etiyopya'nın Somali topraklarındaki askeri varlığı ve bölgesel nüfuz mücadelesi, krizi daha da karmaşık hale getiriyor. Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin Somali'deki nüfuz rekabeti de siyasi krizi derinleştiren faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali'deki en büyük yatırımcı ve kalkınma ortaklarından biridir. 2011'den bu yana Mogadişu'da büyükelçilik açmış, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) aracılığıyla önemli altyapı projeleri yürütmüştür. Son yıllarda Türk şirketleri Mogadişu limanı ve havalimanının işletmesini üstlenmiştir. Somali'deki siyasi kriz, Türkiye'nin bu yatırımlarının ve bölgesel nüfuzunun geleceğini doğrudan etkileyebilir. İstikrarsızlık, Türk şirketlerinin operasyonlarını riske atarken, Türkiye'nin Kızıldeniz-Hint Okyanusu ticaret koridorundaki stratejik çıkarlarını da tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye Somali'de askeri eğitim ve danışmanlık desteği vermektedir; siyasi kriz, bu işbirliğini zora sokabilir. Türkiye'nin, krizin çözümü için arabuluculuk rolü üstlenmesi ve tarafları diyaloğa teşvik etmesi beklenmektedir.