Hindistan Seçim Komisyonu, rutin seçmen kütüğü bakımı görüntüsü altında on milyonlarca seçmeni kayıtlardan silerek ülkenin demokratik meşruiyetini zedeliyor. Bu temizlik, orantısız biçimde muhalefetin güçlü olduğu bölgeleri, yoksul kesimleri ve Müslüman azınlıkları hedef alıyor. Sonuçta ortaya çıkan seçim sistemi, Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Bharatiya Janata Partisi'ni (BJP) kayıran bir yapıya bürünüyor.
Gelişmenin Arka Planı: Seçmen Kütüğü Silmeleri
Hindistan Anayasası'nın 324. maddesi uyarınca bağımsız bir kurum olan Hindistan Seçim Komisyonu, seçmen listelerinin güncellenmesi görevini yürütüyor. Ancak son yıllarda yapılan şeffaf olmayan temizlik operasyonları, 2024 genel seçimleri öncesinde endişeleri artırdı. Chhattisgarh, Madhya Pradesh, Uttar Pradesh gibi eyaletlerde milyonlarca seçmenin ismi, 'birden fazla kayıt', 'ölüm' veya 'taşınma' gibi gerekçelerle listeden çıkarıldı. Oysa bağımsız gözlemciler, bu gerekçelerin çoğu zaman kanıtlanmadığını ve itiraz süreçlerinin vatandaşlar için külfetli olduğunu belirtiyor.
Özellikle Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerde silme oranları, Hindu nüfusun yoğun olduğu bölgelere kıyasla üç kata kadar daha yüksek. Benzer şekilde, gecekondularda yaşayan yoksul seçmenler, adres değişikliği gibi bürokratik engeller nedeniyle kayıt dışı kalıyor. Muhalefet partileri, bu durumun BJP'nin seçim kazanma şansını artırmak için yapıldığını iddia ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın demokratik meşruiyetindeki bu erozyon, yalnızca iç siyaseti değil, ülkenin uluslararası itibarını da etkiliyor. Dünyanın en büyük demokrasisi olarak tanınan Hindistan, bu unvanını giderek daha fazla sorgulatıyor. ABD, Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkeler, medya özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişelerini dile getirse de, Hindistan'ın Çin karşısında stratejik önemi nedeniyle eleştiriler sınırlı kalıyor.
Bölgesel düzeyde, Hindistan'ın seçim sürecindeki bu sorunlar, Güney Asya'da demokrasi standartlarının gerilemesi endişesini artırıyor. Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka gibi komşu ülkelerde benzer eğilimler gözlemlenirken, Hindistan'ın bu konuda kötü bir örnek oluşturması, bölgede demokratik gerilemeyi hızlandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki seçmen kütüğü silmeleri, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel demokrasi tartışmaları açısından önem taşıyor. Seçim süreçlerinin şeffaflığı ve bağımsız seçim komisyonlarının tarafsızlığı, Türkiye'nin de yakından izlediği konular. Hindistan'daki bu uygulama, seçim güvenliği ve siyasi katılımın kısıtlanmasına yönelik uluslararası bir endişe dalgasının parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, düzenli seçimlerle demokratik katılımı teşvik eden bir ülke olarak, bu tür uygulamaların demokratik meşruiyete verdiği zararı not etmelidir. Ayrıca, Hindistan'ın stratejik önemi nedeniyle Batılı ülkelerin çifte standartlı yaklaşımı, Türk dış politikasında benzer durumlarla karşılaşıldığında dikkate alınabilecek bir örnektir.