Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Avustralya'ya yaptığı resmi ziyarette iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın 'ortak güvenin sembolü' olduğunu belirterek, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde işbirliğinin daha da derinleştirilmesi çağrısında bulundu. Modi, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile Sidney'de bir araya geldi. Görüşmelerde savunma, ticaret, teknoloji ve kritik mineraller alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesi ele alındı.
Gelişmenin arka planı: Hindistan-Avustralya ilişkilerinde yeni bir dönem
Modi, Avustralya Parlamentosu'na hitaben yaptığı konuşmada, "Son birkaç yılda her iki ülkenin kapasitelerini birleştirerek gelecekteki işbirliği için güçlü bir çerçeve oluşturduk" dedi. İki ülke arasındaki Kapsamlı Stratejik Ortaklık (CSP), 2020 yılında imzalanmıştı. Bu ortaklık, Hint-Pasifik bölgesinde güvenlik, ticaret ve teknoloji alanlarında işbirliğini öngörüyor. Özellikle Çin'in bölgedeki artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak görülen ilişkiler, son dönemde askeri tatbikatlar ve istihbarat paylaşımıyla da pekiştirildi. Avustralya, Hindistan'ın önemli bir ticaret ortağı konumunda. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023'te 25 milyar doları aştı. Lityum gibi kritik minerallerin tedarikinde işbirliği, Hindistan'ın yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik öneme sahip. Avustralya, aynı zamanda Hint öğrenciler için popüler bir eğitim destinasyonu.
Modi'nin ziyareti, 2014 yılından bu yana bir Hindistan başbakanının Avustralya'ya yaptığı ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. Ziyaret sırasında iki ülke arasında denizaltı kablo ağı, siber güvenlik ve uzay işbirliği alanlarında yeni anlaşmalar imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin QUAD (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) çerçevesinde işbirliğini derinleştirme kararı alındı. QUAD'ın diğer üyeleri ABD ve Japonya. Bu platform, bölgesel güvenlik ve denizcilik işbirliğinde kilit rol oynuyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Hint-Pasifik'te denge arayışı
Hindistan-Avustralya stratejik ortaklığının derinleşmesi, sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmayıp bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. Özellikle Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki toprak talepleri ve Hint-Pasifik bölgesinde artan askeri varlığı, diğer bölge ülkelerini endişelendiriyor. Bu bağlamda, Hindistan ve Avustralya'nın yakınlaşması, Çin'e karşı bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor. Her iki ülke de serbest ve açık bir Hint-Pasifik bölgesinden yana olduklarını vurguluyor. Çin'in bölgedeki altyapı yatırımları Kuşak ve Yol Projesi'ne alternatif olarak, Hindistan ve Avustralya, sürdürülebilir ve şeffaf altyapı projeleri geliştirmeyi hedefliyor.
Bunun yanı sıra, iki ülke iklim değişikliğiyle mücadelede de ortak hareket ediyor. Yenilenebilir enerji, kritik mineraller ve temiz hidrojen teknolojileri konusunda işbirliği anlaşmaları imzalandı. Avustralya, dünyanın en büyük lityum üreticisi; Hindistan ise lityum iyon batarya üretiminde kendine yeterli olmayı hedefliyor. Bu alandaki işbirliği, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi açısından da stratejik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-Avustralya stratejik ortaklığı, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik dış politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde deniz güvenliği ve ticaret yollarının serbestliği konusunda benzer endişelere sahip. Ancak Türkiye'nin Çin ile olan ekonomik ilişkileri, bu tür ittifaklara doğrudan katılımını sınırlandırıyor. Öte yandan, Türkiye'nin Avustralya ile savunma ve teknoloji alanındaki işbirliği potansiyeli, bu ortaklığın Türkiye'ye dolaylı fırsatlar sunabileceğini gösteriyor. Ayrıca, kritik mineraller konusunda Türkiye, nadir toprak elementleri rezervleriyle bu tedarik zincirlerinde alternatif bir aktör olabilir. Ancak mevcut jeopolitik kutuplaşma, Türkiye'nin bu ittifakla rekabet etmekten çok, kendi bölgesel stratejilerine odaklanmasını gerektiriyor.