Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) genişletilmiş oturumunda yaptığı konuşmada, artan küresel gerilimlere rağmen bloğa olan güvenin arttığını belirtti. Modi, pandemi, iklim felaketleri ve tedarik zinciri kesintileriyle mücadelede BRICS'in dayanıklılığını güçlendirdiğini vurguladı. Zirve, Hindistan'ın dönem başkanlığında ve çevrimiçi olarak da katılımla gerçekleşti.
BRICS Zirvesi'nin Arka Planı
BRICS, ilk olarak 2009'da yıllık zirvelerle bir araya gelen beş büyük gelişmekte olan ekonomiden oluşuyor. 2023'te Johannesburg zirvesinde Arjantin, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin bloğa katılmasıyla üye sayısı genişledi. Bu genişleme, BRICS'in küresel yönetişimde daha fazla söz sahibi olma ve Batı hegemonyasına alternatif bir düzen kurma hedefini yansıtıyor. Hindistan, 2021'den bu yana ilk kez ev sahipliği yaptığı zirvede, pandemi sonrası toparlanma ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi öncelikli gündem maddeleri olarak belirledi.
Modi'nin konuşması, BRICS ülkelerinin Kovid-19 salgını sırasında aşı dağıtımı, ekonomik canlandırma paketleri ve tedarik zinciri dayanıklılığı konularında işbirliğini artırma çabalarını yansıtıyor. Hindistan, salgın döneminde ürettiği aşıları birçok ülkeye göndererek 'dünyanın eczanesi' rolünü pekiştirdi. Ayrıca, iklim felaketleri (seller, kuraklıklar) ve tedarik zinciri kesintileri (yarı iletken kıtlığı, konteyner krizleri) BRICS ülkelerinin kırılganlıklarını ortaya koydu. Modi, bu zorlukların üstesinden gelmek için ortak teknoloji geliştirme, yerel para birimleriyle ticaret ve altyapı yatırımlarının önemine değindi.
Küresel ve Bölgesel Boyut
BRICS, küresel GSYİH'nın yaklaşık %25'ini ve dünya nüfusunun %40'ını temsil ediyor. Genişleme sonrası bu oranlar daha da arttı. Blok, Batılı ülkelerin ekonomik yaptırımlarına karşı bir denge unsuru olarak görülüyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Rusya'ya uygulanan yaptırımlar, BRICS ülkeleri arasında alternatif ödeme sistemleri ve yerel para birimleriyle ticaret arayışlarını hızlandırdı. Çin ve Hindistan arasındaki sınır gerilimleri ise bloğun birliği önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Modi'nin konuşmasında doğrudan Çin'i hedef almaması, diplomatik bir denge politikası olarak yorumlanıyor.
Zirvede ayrıca, BRICS'in yeni üyelerle genişlemesinin getirdiği dinamikler ele alındı. İran ve Suudi Arabistan gibi rakip ülkelerin aynı çatı altında bulunması, bloğun iç uyumunu zorlaştırabilecek bir faktör. Ancak Modi, 'dayanıklılık' vurgusuyla bu farklılıkların üstesinden gelinebileceği mesajını verdi. Hindistan, aynı zamanda BRICS'in terörle mücadele, siber güvenlik ve uzay işbirliği gibi alanlarda somut adımlar atması gerektiğini savunuyor.
Batılı analistler, BRICS'in genişlemesini 'küresel güney'in yükselişi olarak değerlendirirken, bloğun etkinliği konusunda şüphelerini koruyor. Özellikle karar alma mekanizmalarının yavaşlığı ve üyeler arası çıkar çatışmaları, BRICS'i zayıflatan unsurlar arasında. Yine de Modi'nin açıklamaları, Hindistan'ın çok kutuplu bir dünya düzeninde liderlik iddiasını sürdürdüğünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile yakın ilişkiler geliştirme potansiyeline sahip. 2018'de Johannesburg zirvesine davet edilen Türkiye, bloğa tam üye olmasa da diyalog ortağı olarak yer aldı. BRICS'in genişlemesi ve alternatif finansal sistem arayışları, Türkiye'nin Batı dışı ekonomik işbirlikleri için bir fırsat sunuyor. Özellikle yerel para birimleriyle ticaret ve Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) gibi kurumlarla ilişkiler, Türkiye'nin ekonomik çeşitlendirme stratejisiyle örtüşüyor. Ancak Türkiye'nin NATO üyeliği ve Batı ile bağları, BRICS içinde daha derin entegrasyonu sınırlayabilir. Yine de küresel gerilimlerin arttığı bir dönemde BRICS'in dayanıklılık vurgusu, Türkiye için çok kutuplu diplomasi açısından ders niteliğinde.