Disney-Pixar’ın merakla beklenen Toy Story 5 filmi, günümüz ebeveynlerinin en büyük kabuslarından birini perdeye taşıyor: Çocukların ekran başında geçirdiği süre. Serinin yeni filminde Woody, Buzz ve arkadaşları, sahipleri Bonnie’nin tablet ve akıllı telefonlarla olan bağımlılığına karşı mücadele ediyor. Yapımcılar, filmde ailelerin dijital çağda karşılaştığı bu evrensel sorunu hem eğlenceli hem de düşündürücü bir dille ele almayı hedefliyor.
Oyuncakların Yeni Düşmanı: Ekranlar
1995’te vizyona giren ilk filmden bu yana, Toy Story serisi her yeni bölümde dönemin toplumsal meselelerine ayna tuttu. İlk film çocukların hayal gücünü ve oyuncaklarla kurdukları bağı işlerken, Toy Story 2 tüketim kültürünü, üçüncü film büyüme ve ayrılık temasını, dördüncü film ise bağımsızlık ve yeni başlangıçları konu almıştı. Şimdi ise beşinci film, 21. yüzyılın en tartışmalı ebeveynlik sorunlarından birine odaklanıyor: Dijital ekranlar.
Filmde, Bonnie’nin oyuncaklarıyla oynamak yerine tabletinde vakit geçirmesi, oyuncaklar arasında endişeye yol açar. Woody ve ekibi, Bonnie’yi yeniden fiziksel oyunun büyüsüne çekmek için bir plan yapar. Ancak bu kez rakipleri, Bonnie’nin telefonundaki uygulamalar ve dijital oyunlardır. Yapımcılar, filmin sadece çocuklara değil, ebeveynlere de hitap eden bir mesaj taşıdığını belirtiyor.
Küresel Bir Sorun Olarak Ekran Süresi
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2019’da yayımladığı kılavuzda 2-5 yaş arası çocukların günde en fazla bir saat ekran süresi olması gerektiğini belirtmişti. Ancak pandemiyle birlikte evde geçen zamanın artması, çocukların tablet ve akıllı telefonlarla haşır neşir olmasını hızlandırdı. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, 8 yaş altı çocuklar günde ortalama 2 saat 19 dakika ekrana bakıyor. Bu durum, uyku sorunları, dikkat eksikliği ve dil gelişiminde gecikme gibi riskleri beraberinde getiriyor.
Pixar, bu konuyu ele alırken teknoloji karşıtı bir duruş sergilemek yerine, denge ve bilinçli kullanım mesajı vermeyi amaçlıyor. Filmin yönetmeni, “Amacımız ebeveynlere suçluluk duygusu yaşatmak değil, bu konuda bir diyalog başlatmak” ifadelerini kullandı. Toy Story 5, aynı zamanda oyuncak endüstrisinin dijitalleşmeye karşı verdiği savaşı da simgeliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de çocukların ekran bağımlılığı giderek büyüyen bir sorun. TÜİK verilerine göre hanelerin %98’inde akıllı telefon bulunurken, 6-15 yaş grubundaki çocukların %55,6’sı interneti eğlence amaçlı kullanıyor. Türkiye’de ekran süresi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanan bu film, aileler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle pandemi sonrası dijital alışkanlıkların arttığı bir dönemde, ebeveynlerin çocuklarıyla kaliteli vakit geçirme yöntemleri üzerine düşünmesini sağlayabilir. Film, ayrıca ulusal medya okuryazarlığı politikalarına katkı sunacak bir tartışma başlatma potansiyeline sahip.