Mississippi eyalet başkenti Jackson'da yüzlerce kişi, Cumhuriyetçi Parti'nin seçim bölgelerini yeniden çizme çabalarını protesto etmek için Perşembe akşamı eyalet kongre binasının karşısında toplandı. Sekiz oturumun sonuncusu olan ve oldukça tartışmalı geçen yasama komitesi duruşmasında onlarca sakin ifade verdi. Göstericiler, yeni haritaların siyahi ve azınlık topluluklarının oy gücünü zayıflatacağını savunuyor.
Olayın Arka Planı
Mississippi'de her on yılda bir yapılan nüfus sayımı sonrasında eyalet yasama organı, hem eyalet hem de federal düzeyde seçim bölgelerini yeniden belirlemekle yükümlü. Ancak bu süreç, eyalette uzun süredir devam eden ırk temelli seçim bölgesi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki yasama organı, özellikle siyahi nüfusun yoğun olduğu bölgeleri parçalayarak Cumhuriyetçi adayların avantaj kazanacağı haritalar çizmekle suçlanıyor. Demokratlar ve sivil toplum kuruluşları, bu hamlenin federal Adalet Bakanlığı tarafından incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Perşembe günkü duruşma, sekiz oturumluk bir dizi toplantının sonuncusuydu ve tansiyonun en yüksek olduğu oturum olarak kayda geçti. Yüzlerce kişi, kongre binasının karşısındaki meydanda toplanarak pankartlar açtı ve sloganlar attı. İçeride ise komite üyelerine hitap eden onlarca kişi, yeni haritaların kendi topluluklarını nasıl olumsuz etkileyeceğini anlattı. Bir konuşmacı, "Bu mücadele tanıdık bir bölge" diyerek Mississippi'nin geçmişte de benzer ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Protestocular, yeni haritaların özellikle kırsal kesimdeki siyahi seçmenlerin oylarını dağıtarak etkisiz hale getireceğini ve eyalet meclisindeki temsillerini azaltacağını savunuyor. Mississippi'nin nüfusunun yaklaşık yüzde 38'i siyahi Amerikalılardan oluşuyor, ancak eyalet yasama organında bu oranı yansıtan bir temsil bulunmuyor.
Ulusal ve Bölgesel Boyut
Mississippi'deki bu gelişme, ABD genelinde seçim bölgelerinin yeniden çizilmesi tartışmalarının bir parçası. 2020 nüfus sayımının ardından birçok eyalette benzer mücadeleler yaşanıyor. Cumhuriyetçilerin yasama organlarını kontrol ettiği eyaletlerde, Demokratik eğilimli bölgeleri parçalayarak avantaj sağlama girişimleri (gerrymandering) sıkça gündeme geliyor. Demokratların kontrolündeki eyaletlerde de benzer uygulamalar görülüyor, ancak oransal olarak Cumhuriyetçi eyaletlerde daha yaygın olduğu belirtiliyor.
Bu tartışmalar, ABD'nin demokratik temsil sistemine olan güveni sarsıyor. Sivil haklar örgütleri, seçim bölgelerinin adil bir şekilde çizilmesi için bağımsız komisyonlar kurulması çağrısında bulunuyor. Mississippi'deki protestocular da benzer bir taleple, yasama organının kendi seçim bölgelerini belirlemesinin çıkar çatışması yarattığını ifade ediyor. Federal düzeyde ise Yüksek Mahkeme, geçmişte bazı eyaletlerin haritalarını ırk ayrımcılığı gerekçesiyle reddetmişti. Ancak 2013'teki Shelby County kararıyla bazı federal denetim mekanizmaları zayıflatıldı.
Mississippi'deki son duruşma, eyalet yasama organının önümüzdeki haftalarda yeni haritaları oylamasıyla sonuçlanabilir. Eğer kabul edilirse, haritalar 2024 seçimlerinde kullanılacak. Muhalefet, yasal itiraz sürecini başlatmayı planlıyor. Bu süreç, Mississippi'nin yanı sıra diğer güney eyaletlerinde de benzer davaların yolunu açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mississippi'deki seçim bölgesi tartışması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de ABD demokrasisinin iç işleyişine dair önemli bir gösterge. Türkiye-ABD ilişkileri açısından, Washington'un iç siyasi kutuplaşması ve seçim sistemine yönelik güven kaybı, uzun vadede dış politika kararlarını etkileyebilir. Ayrıca, ABD'deki ırk temelli temsil adaletsizliği tartışmaları, Türkiye'nin sıkça dile getirdiği uluslararası sistemdeki çifte standart eleştirilerine malzeme sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin öncelikli gündemi, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği olduğundan, bu tür iç gelişmeler daha çok ABD'nin küresel liderlik kapasitesini değerlendirmede bir faktör olarak okunmalı.