Mısır'ın başkenti Kahire'de taraflar arasında kalıcı bir ateşkes anlaşmasına varılması için yeni bir müzakere turu başlarken, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırısında dokuz Filistinli hayatını kaybetti. Saldırının, Hamas'ın polis teşkilatına ait bir karargah ve çevresindeki binaları hedef aldığı bildirilirken, ölenler arasında en az dört polis memurunun bulunduğu belirtiliyor. İsrail ordusu, operasyonun polis ve güvenlik hedeflerine yönelik olduğunu ve Hamas'ın askeri kanadının faaliyetlerini engellemeyi amaçladığını açıkladı. Filistinli yetkililer ise saldırıyı savaş suçu olarak nitelendirerek uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.
Polis Karargahları Hedef Alınıyor
İsrail'in son aylarda Gazze'deki polis karargahlarına ve personeline yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı görülüyor. Tel Aviv yönetimi, Hamas'ın sivil polis gücünü askeri yapılanmanın bir parçası olarak gördüğünü ve bu nedenle hedef alındığını savunuyor. Ancak uluslararası insancıl hukuk uzmanları, polis gibi sivil kolluk kuvvetlerinin doğrudan askeri hedef olarak kabul edilmesinin hukuki açıdan tartışmalı olduğuna dikkat çekiyor. Saldırıda ağır hasar gören binalar arasında bir polis akademisi ve lojistik depo da bulunuyor. Görgü tanıkları, saldırı anında bölgede büyük bir patlama sesi duyulduğunu ve ardından yükselen dumanların kilometrelerce uzaktan görülebildiğini aktardı.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, saldırıda 9 kişinin öldüğünü, aralarında çocukların da bulunduğu 20'den fazla kişinin yaralandığını duyurdu. Yaralıların çevre hastanelere kaldırıldığı ve bazılarının durumunun kritik olduğu bildirildi. Hamas sözcüsü, İsrail'in bu saldırıyla ateşkes görüşmelerini sabote etmeyi hedeflediğini ve müzakere masasına dönmeyeceklerini açıkladı. Ancak Mısırlı arabulucular, görüşmelerin devam ettiğini ve tarafların anlaşmaya yakın olduğunu belirterek iyimser mesajlar verdi.
Bölgesel Boyut: Mısır'ın Arabuluculuk Çabaları
Mısır, uzun süredir İsrail-Filistin çatışmasında kilit arabulucu rolü üstleniyor. Kahire'nin ev sahipliğinde yürütülen müzakerelerde, kalıcı bir ateşkesin yanı sıra Gazze'ye insani yardım girişinin artırılması, esir değişimi ve sınır güvenliği gibi konular ele alınıyor. Ancak İsrail'in saldırıları, taraflar arasındaki güveni daha da zedelerken, müzakere sürecini de olumsuz etkiliyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tüm taraflara itidal çağrısı yapıldı ve sivil kayıpların önlenmesi gerektiği vurgulandı. Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği de Mısır'ın çabalarını desteklediklerini bildirdi ancak somut bir adım atılmadı.
Bölgedeki diğer aktörlerden Katar, Hamas'ın diplomatik kanadına ev sahipliği yaparken, Türkiye de Filistin davasına verdiği destekle öne çıkıyor. İsrail'in uluslararası kamuoyunda artan eleştirilere rağmen askeri operasyonlarına devam etmesi, bölgesel gerilimi tırmandırma riski taşıyor. BM Genel Sekreteri, yaptığı açıklamada sivillerin korunması çağrısını yinelerken, İnsan Hakları İzleme Örgütü ise her iki tarafı da savaş suçları işlemekle suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki bu son saldırı, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına verdiği desteği bir kez daha gündeme getiriyor. Ankara, İsrail'in orantısız güç kullanımını sert dille eleştirirken, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabalarını yakından takip ediyor. Türkiye'nin Filistinli gruplarla kurduğu diplomatik ilişkiler, olası bir ateşkes anlaşmasında Ankara'yı kilit bir aktör haline getirebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve bölgesel işbirlikleri göz önüne alındığında, İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da doğrudan etkileyebilir. Türkiye, hem insani yardım koridorlarının açılması hem de kalıcı barışın tesisi için uluslararası topluma çağrı yapmaya devam ediyor.