Meta Platforms, yapay zeka algoritmalarını kullanarak sağlık sorunları olan çalışanları hedef alıp işten çıkarmakla suçlanıyor. Kaliforniya dahil farklı eyaletlerden 26 mevcut ve eski Meta çalışanı, şirketin federal ve eyalet yasalarını ihlal ettiğini öne sürerek dava açtı. Meta ise suçlamaları reddetti ve kararlarının yapay zekaya değil, iş performansına dayandığını savundu. Bu dava, teknoloji devlerinin yapay zeka kullanımının etik ve yasal boyutlarını yeniden gündeme getiriyor.
Gelişmenin arka planı
Davacılar, Meta'nın 2022 ve 2023 yıllarındaki toplu işten çıkarmalar sırasında, şirketin kendi geliştirdiği yapay zeka sistemlerinin çalışanların sağlık kayıtlarını analiz ederek özellikle kronik hastalıkları olanları işten çıkarılacaklar listesine eklediğini iddia ediyor. Örneğin, bazı çalışanlar depresyon, anksiyete, diyabet veya kanser gibi rahatsızlıkları nedeniyle performans değerlendirmelerinde düşük puan aldıklarını ve bu puanların yapay zeka tarafından belirlendiğini öne sürüyor.
Şikayet dilekçesinde, Meta'nın yapay zeka modelinin çalışanların engellilik durumlarını tespit edebildiği ve bu bilgileri işten çıkarma kararlarında kullandığı iddia ediliyor. Ayrıca, şirketin bu uygulamayla engelli çalışanlara yönelik ayrımcılık yaptığı ve federal Engelli Amerikalılar Yasası (ADA) ile Kaliforniya Eyalet İstihdam ve Konut Yasası'nı (FEHA) ihlal ettiği belirtiliyor.
Meta, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, suçlamaların asılsız olduğunu ve işten çıkarmaların şirketin mali hedefleri doğrultusunda, performans değerlendirmeleri ve iş gereksinimleri temelinde yapıldığını ifade etti. Şirket, yapay zekanın yalnızca verimliliği artırmak için kullanıldığını ve ayrımcılık yapmadığını vurguladı. Ancak davacıların avukatı, Meta'nın yapay zeka sistemlerinin çalışanların sağlık verilerini izinsiz topladığını ve bu durumun hem gizlilik hem de ayrımcılık yasalarına aykırı olduğunu savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, teknoloji sektöründe yapay zeka kullanımının hukuki çerçevesini test eden önemli bir örnek olarak görülüyor. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak için yapay zekayı işgücü yönetimi alanında kullanmaya başlaması, işçi hakları ve ayrımcılık konularında endişeleri artırıyor. Benzer davaların diğer teknoloji devlerine karşı da açılabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, yapay zekanın karar alma süreçlerinde kullanılmasının, algoritmik önyargı riskini beraberinde getirdiğini ve bu riskin özellikle dezavantajlı gruplar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade ediyor. Bu dava, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin yapay zeka düzenlemeleri taslağı ve ABD'deki eyalet düzeyindeki yasalar üzerinde de etkili olabilir. Meta'nın davayı kaybetmesi durumunda, şirketin yapay zeka uygulamalarını gözden geçirmesi gerekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de büyük teknoloji şirketlerinde ve yerli start-up'larda yapay zeka tabanlı insan kaynakları yönetimi sistemleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu dava, Türk şirketlerine yapay zeka uygulamalarının yasal ve etik risklerini önceden değerlendirmeleri açısından önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) kapsamında çalışan sağlık verilerinin korunması, benzer ayrımcılık vakalarının yaşanmaması için kritik önemdedir. Türk iş dünyasının, yapay zeka sistemlerini insan kaynakları süreçlerine entegre ederken şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun hareket etmesi gerekmektedir. Bu dava ayrıca, Türkiye'de yapay zeka düzenlemelerine duyulan ihtiyacı da gözler önüne sermektedir.