Londra Metropolitan Polisi (Met), Filistin asıllı İngiliz insan hakları aktivistinin açtığı hukuk mücadelesi sonucunda, İsrail ordusunda görev yapan İngiliz vatandaşlarının Gazze'de savaş suçu işlediği iddialarını soruşturmama kararından geri adım attı. Bu karar, uluslararası hukuk açısından emsal teşkil edebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Aktivist Mazin Masri'nin açtığı dava, Met Polisi'nin daha önce iddiaları 'yeterli kanıt bulunmadığı' gerekçesiyle reddetme kararının hukuka aykırı olduğunu savunuyordu.
Gelişmenin arka planı
Met Polisi, Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı sırasında İsrail ordusunda görev yapan İngiliz vatandaşlarının savaş suçu işlediğine dair iddiaları içeren bir dosyayı Şubat 2024'te kapatmıştı. Polis, o dönem yaptığı açıklamada, 'savaş suçu iddialarını soruşturma konusunda yeterli kanıt bulunmadığını' belirtmişti. Ancak British-Palestinian human rights campaigner (Britanya-Filistinli insan hakları savunucusu) Mazin Masri, bu kararın keyfi olduğunu savunarak Yüksek Mahkeme'de dava açtı.
Mahkeme süreci devam ederken Met Polisi, iddiaları yeniden incelemeye karar verdi. Polis sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Konunun ciddiyetini ve hassasiyetini göz önünde bulundurarak, daha kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiği sonucuna vardık' ifadelerini kullandı. Bu gelişme, uluslararası ceza hukuku uzmanlarına göre, İngiltere'nin savaş suçu iddialarını soruşturma konusundaki yükümlülüklerini yerine getirme iradesi açısından önemli bir adım.
İddialar arasında, İsrail'in Gazze'deki saldırıları sırasında sivil yerleşim yerlerine yönelik orantısız güç kullanımı, hastanelerin hedef alınması ve sivillerin öldürülmesi gibi eylemler yer alıyor. İngiliz vatandaşlarının bu eylemlere nasıl katıldığı ve hangi pozisyonlarda görev yaptığı ise henüz netlik kazanmış değil.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, Birleşik Krallık'ın savaş suçu iddialarını soruşturma konusundaki uluslararası yükümlülükleri açısından emsal niteliği taşıyor. Roma Statüsü'ne taraf olan İngiltere, savaş suçu işlediğinden şüphelenilen kişileri yargılama veya iade etme yükümlülüğü altında. Ancak Met Polisi'nin önceki kararı, bu yükümlülüğün tam olarak yerine getirilmediği eleştirilerine yol açmıştı.
Kararın geri çekilmesi, Filistinli gruplar ve insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Uluslararası Af Örgütü İngiltere Direktörü Kate Allen, 'Bu karar, savaş suçu iddialarının ciddiye alınması gerektiği mesajını veriyor' dedi. Öte yandan, İsrail yanlısı bazı gruplar ise kararın siyasi olduğunu ve İsrail'in meşru müdafaa hakkını zedelediğini ileri sürüyor.
Gelişme, uluslararası ceza hukuku çerçevesinde bireysel sorumluluk mekanizmalarının işleyip işlemeyeceği konusunda da soru işaretlerini gündeme getiriyor. Eğer Met Polisi iddiaları ciddi bulur ve soruşturma başlatırsa, bu İngiliz vatandaşlarının yargılanmasına yol açabilir. Bu durum, Batılı ülkelerde savaş suçu soruşturmalarının nadir görülmesi nedeniyle uluslararası hukuk açısından önemli bir örnek teşkil edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını defalarca eleştirmiş ve savaş suçu işlendiği yönünde uluslararası topluma çağrılarda bulunmuştu. Bu gelişme, Türkiye'nin insan hakları ve uluslararası hukuk vurgusunu destekleyen bir adım olarak görülebilir. Ancak Türkiye'nin doğrudan bu sürece dahil olması söz konusu değil. Küresel ölçekte, savaş suçu iddialarının soruşturulması, Türkiye'nin de tercih ettiği bir yoldur. Bu nedenle karar, diplomatik olarak Türkiye'nin pozisyonuyla uyumlu olmakla birlikte, somut bir etkisi bulunmamaktadır.