Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği'nin 2035 yılından itibaren içten yanmalı motorlu yeni araç satışını yasaklama planı ve “Made in Europe” stratejisi üzerinde anlaşmaya vardı. Anlaşma, Alman Çevre Bakanı Carsten Schneider'in hafta başında belgeyi bloke etmesinin ardından Cuma günü Çevre Bakanlığı'nın onay vermesiyle netleşti. Uzlaşma, AB'nin otomotiv sektöründe dönüşüm politikalarında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Schneider'in Vetosu
Geçtiğimiz hafta Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider, söz konusu belgeye onay vermeyerek süreci askıya almıştı. Schneider'in itirazı, içten yanmalı motorların yasaklanmasının Alman otomotiv sanayii üzerindeki olası olumsuz etkileri ve alternatif teknolojilere yeterince yatırım yapılmaması endişelerinden kaynaklanıyordu. Ancak Cuma günü yapılan açıklamayla Bakanlık, belgeye onay verdiğini duyurdu. Böylece Almanya'nın AB düzeyinde yasağa yeşil ışık yakması bekleniyor.
Merz ve Macron arasındaki görüşmelerde, içten yanmalı motor yasağının yanı sıra “Made in Europe” olarak adlandırılan ve Avrupa'nın stratejik özerkliğini güçlendirmeyi amaçlayan sanayi politikası da ele alındı. İki lider, Avrupa'nın yeşil dönüşümünde rekabetçiliğini koruması için ortak hareket etme konusunda mutabık kaldı.
AB'nin 2035 Hedefi ve Otomotiv Sektörü
Avrupa Birliği, 2035 yılına kadar yeni benzinli ve dizel araç satışlarını sonlandırarak elektrikli araçlara geçişi hızlandırmayı hedefliyor. Bu hedef, AB'nin 2050 iklim nötr hedefi doğrultusunda kritik bir adım. Ancak Almanya gibi büyük otomotiv üreticilerine sahip ülkelerde, yasağın istihdam ve sanayi üzerindeki etkileri tartışma konusu. Merz ve Macron'un uzlaşması, sentetik yakıtlar (e-fuels) gibi alternatif çözümlere kapı aralayabilir.
“Made in Europe” girişimi ise Avrupa'nın yeşil teknolojilerde Çin ve ABD'ye bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Özellikle batarya üretimi ve elektrikli araç tedarik zincirinde Avrupa içi üretimin artırılması planlanıyor.
Uzmanlar, anlaşmanın AB içinde bir denge arayışı olduğunu belirtiyor. Bir yandan iklim hedefleri korunurken, diğer yandan sanayinin rekabet gücünün korunması hedefleniyor. Alman Çevre Bakanlığı'nın onayı, AB Konseyi'nde yasağın önünü açabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Almanya ve Fransa'nın uzlaşması, AB'nin iklim politikalarında liderlik iddiasını sürdürmesi açısından kritik. Ancak bu adım, ABD ve Çin gibi rakiplerin elektrikli araç pazarındaki hızlı yükselişi karşısında Avrupa'nın rekabetçiliğini nasıl koruyacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Avrupa otomotiv sektörü, elektrikli araçlara geçişte maliyet ve altyapı sorunlarıyla boğuşuyor. Anlaşma, Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın (Green Deal) sanayi ayağını güçlendirebilir.
Öte yandan, içten yanmalı motor yasağı, AB'nin küresel iklim müzakerelerindeki konumunu pekiştirebilir. Ancak popülist partilerin ve otomobil lobilerinin tepkisi, uygulamada zorluklar yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB'nin en büyük otomotiv tedarikçilerinden biri ve Avrupa pazarına entegre bir üretim üssü. İçten yanmalı motor yasağı, Türk otomotiv ihracatını doğrudan etkileyecek. Türkiye'de üretilen araçların büyük kısmı AB ülkelerine satılıyor; yasak, Türk üreticileri elektrikli araç yatırımlarına yönelmeye zorlayacak. “Made in Europe” stratejisi ise Türkiye'nin AB tedarik zincirindeki yerini koruması için fırsatlar sunabilir. Ancak AB'nin batarya ve elektrikli araç üretiminde kendi kendine yeterlilik hedefi, Türkiye'ye yönelik yatırımları azaltabilir. Türkiye'nin Gümrük Birliği güncellemesi ve yeşil mutabakat uyumu kritik önemde.