Almanya'da Şansölye Friedrich Merz'in liderliğindeki koalisyon hükümeti, daha ilk aylarında ciddi bir güven bunalımına girdi. Eylül ayında yapılacak federal seçimler öncesinde partisi içinde şansölyenin değiştirilmesi yönündeki sesler giderek yükseliyor. Siyasi kulislerde, Merz'in başlattığı reformların halkta karşılık bulamadığı ve koalisyon ortaklarıyla yaşanan anlaşmazlıkların hükümeti yönetilemez hale getirdiği konuşuluyor.
Koalisyonun ilk krizi: Göç ve ekonomi
Merz'in başbakan seçilmesinin ardından açıklanan 100 günlük eylem planı, özellikle göç politikası ve ekonomik canlandırma paketi üzerine kuruluydu. Ancak uygulamaya konulan sert göç yasaları, hem koalisyon ortağı Yeşiller hem de insan hakları örgütleri tarafından sert şekilde eleştirildi. Ekonomik reformlar ise sanayi odaklarının beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı; enerji maliyetlerindeki artış ve ihracattaki yavaşlama, hükümetin popülaritesini hızla düşürdü.
Son kamuoyu yoklamaları, CDU/CSU ittifakının oy oranının yüzde 30'un altına indiğini gösteriyor. Bu durum, partinin Eylül seçimlerinde eyalet meclislerinde de ciddi kayıplar yaşayacağı beklentisini güçlendiriyor. Özellikle doğu eyaletlerindeki kayıplar, Merz'in liderliğine duyulan güveni daha da zedeliyor. Parti içinden yükselen 'Merz giderse seçim kazanırız' sesleri, şansölyeyi zor durumda bırakıyor.
Avrupa'da yansımalar ve Almanya'nın rolü
Almanya'daki bu siyasi istikrarsızlık, Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomisinde karar alma süreçlerini olumsuz etkiliyor. Ukrayna'ya destek, AB bütçesi ve savunma harcamaları gibi kritik konularda Almanya'nın net bir tavır alamaması, Avrupa genelinde rahatsızlık yaratıyor. Fransa ile yürütülen ortak projelerde de ilerleme kaydedilememesi, Berlin'in uluslararası alandaki itibarını zedeliyor.
Merz'in şansölyelik performansı, Almanya'nın geleneksel olarak sahip olduğu istikrar ve öngörülebilirlik imajını sarsıyor. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve AB'nin genişleme süreci gibi başlıklarda Almanya'nın etkisi zayıflıyor. Uzmanlar, bu belirsizliğin devam etmesi halinde Almanya'nın Avrupa'daki liderlik rolünü sorgulanır hale getireceğini vurguluyor. Özellikle doğu Avrupa ülkeleri, Almanya'nın Rusya'ya karşı tutumundaki yumuşamadan endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye ile ilişkilerde de belirsizlik yaratıyor. Türkiye'nin AB süreci, göç anlaşması ve ekonomik iş birliği gibi konularda Almanya'nın tutumu kritik önem taşıyor. Merz'in zayıflaması, Türkiye'ye yönelik politikaların öngörülemez hale gelmesine yol açabilir. Ayrıca, Almanya'daki aşırı sağın güçlenmesi, Türk kökenli vatandaşlara yönelik ayrımcılığı artırabilir ve iki ülke arasındaki toplumsal bağları zayıflatabilir. Türk hükümeti, Almanya'daki bu gelişmeleri yakından izlemeli ve diplomatik kanalları açık tutmalıdır.