Meksika'nın yemyeşil avokado yetiştirme bölgesinde, yerel halk topraklarını korumak ve kartel şiddeti nedeniyle kaybolan yakınlarını aramak için silahlı öz savunma milisleri oluşturmak zorunda kaldı. Michoacán eyaletinin Tancítaro kasabası ve çevresi, dünya avokado üretiminin merkezi olarak biliniyor; ancak bölge yıllardır kartellerin kontrolü altında. Çiftçiler, bir zamanlar geçim kaynağı olan avokadonun artık bir lanet haline geldiğini söylüyor.
Avokado cennetinde şiddet ve korku
Michoacán, Meksika'nın avokado üretiminin yaklaşık yüzde 80'ini karşılıyor ve ülke dünyanın en büyük avokado ihracatçısı konumunda. Ancak bu bereketli topraklar, Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) ve Los Viagras gibi suç örgütlerinin savaş alanına dönüşmüş durumda. Karteller, avokado çiftçilerinden haraç alıyor, arazileri zorla ele geçiriyor ve direnenleri kaçırıp öldürüyor. 2022 yılında Tancítaro'da bir grup çiftçi, jandarma ve polisin yetersiz kalması üzerine kendi silahlı savunma birliklerini kurdu. Bu gruplar, "autodefensas" olarak biliniyor ve bölgede devlet otoritesinin çöküşünü simgeliyor.
Yerel kaynaklara göre, son beş yılda bölgede binlerce kişi yerinden edildi. Birçoğu ABD'ye sığınma başvurusu yaptı. Kayıp yakınlarını arayan anneler, toplu mezarlarda kemik parçaları buluyor. Tancítaro Belediye Başkanı, 2021'de kartel tehditleri nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı. Kasabada şu anda silahlı siviller, giriş çıkışları kontrol ediyor ve güvenliği sağlıyor. Ancak bu milisler de zaman zaman suç örgütleriyle çatışıyor ve şiddet sarmalı büyüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Meksika'da kartel şiddeti sadece ülke içi bir sorun değil; avokado ticareti küresel bir endüstri haline geldi. ABD, Meksika avokadosunun en büyük alıcısı. 2023'te iki ülke arasındaki avokado ticareti 3 milyar doları aştı. Ancak şiddet, tedarik zincirini tehdit ediyor. ABD'li perakendeciler, etik sertifikalı avokado talebini artırırken, Meksikalı yetkililer kartel etkisini gizlemekle suçlanıyor. Öte yandan, bölgedeki istikrarsızlık, Orta Amerika'dan ABD'ye göç dalgasını da körüklüyor. Meksika Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador, "sarılmalar, kurşunlar değil" politikasıyla kartellerle mücadelede yumuşak bir yaklaşım benimsemiş olsa da, eyaletlerde güvenlik güçlerinin yetersizliği öz savunma gruplarının doğmasına yol açtı. Uluslararası Kriz Grubu, bölgede insani krizin derinleştiği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Meksika'daki kartel şiddeti ve avokado krizi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel tarım ticareti ve güvenlik açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, tarımsal ihracatta önemli bir oyuncu; benzer şekilde organize suç ve terör örgütlerinin ekonomik kalkınmayı tehdit edebileceğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin Latin Amerika ile artan ticari ilişkileri ve bölgedeki istikrarsızlık, enerji ve gıda fiyatları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türk dış politikası, Meksika gibi ülkelerdeki güvenlik sorunlarını yakından izlemeli ve iş birliği kanallarını açık tutmalı.