Meksiko ve Washington, ABD ara seçimlerine sekiz haftadan az bir süre kala, ikili bir ticaret anlaşmasına ulaşmak için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Her iki ülkeden görüşmelere yakın altı kaynağa göre, Kanada'nın müzakerelerden çekilmesiyle daha da acil hale gelen bu çaba, Kuzey Amerika'nın ticaret mimarisini yeniden şekillendirebilir. Anlaşma, NAFTA'nın yerini alacak ve ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim öncesi önemli bir zafer kazanmasını sağlayacak.
Müzakerelerin Arka Planı ve Kanada Faktörü
ABD, Meksika ve Kanada arasında 1994'ten bu yana yürürlükte olan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA), Trump'ın göreve gelmesinden bu yana yoğun baskı altında. Trump, NAFTA'yı ABD için bir "felaket" olarak nitelendirmiş ve anlaşmayı ya yeniden müzakere edeceğini ya da tamamen iptal edeceğini söylemişti. Yaklaşık bir yıldır süren üçlü görüşmeler, özellikle otomotiv sektörü menşe kuralları, işçi hakları ve tarife dışı engeller konusunda tıkanmış durumda.
Geçtiğimiz hafta Kanada'nın müzakere masasından çekilmesi, süreci ikili bir boyuta taşıdı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ABD'nin Kanada'ya yönelik çelik ve alüminyum tarifelerini kaldırmaması ve otomotiv sektöründe adil olmayan taleplerde ısrar etmesi nedeniyle görüşmelere ara verdiklerini açıkladı. Kanada'nın çekilmesi, Meksika ve ABD arasında hızlı bir ikili anlaşma ihtimalini güçlendirdi. Meksika Ekonomi Bakanı Ildefonso Guajardo, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Kanada olmadan da ilerleyebiliriz, ancak nihai hedefimiz üçlü bir anlaşma" demişti. Ancak kaynaklar, Meksika'nın artık ikili bir anlaşmaya daha sıcak baktığını ve ABD'nin de bu yönde baskı yaptığını belirtiyor.
Müzakerelerde öne çıkan başlıca konular arasında otomotiv sektöründe bölgesel içerik oranının yüzde 75'e çıkarılması, işçilerin sendikalaşma haklarının güçlendirilmesi ve tarım ürünlerine yönelik sübvansiyonların gözden geçirilmesi yer alıyor. ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, Meksika ile yapılacak bir anlaşmanın Kanada için de kapıyı açık bırakması gerektiğini vurguluyor. Ancak Trump yönetimi, seçim öncesi somut bir kazanım elde etmek için ikili bir anlaşmayı tercih edebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ara seçimleri 6 Kasım'da yapılacak. Trump, seçim kampanyasında NAFTA'yı yeniden şekillendirme sözünü sık sık dile getiriyor. Cumhuriyetçiler, Kongre'deki çoğunluklarını korumak için ekonomik başarılara ihtiyaç duyuyor. Meksika ile varılacak bir anlaşma, Trump'a "Amerika'yı yeniden kazandık" mesajı verme fırsatı sunacak. Öte yandan Meksika'da 1 Aralık'ta göreve başlayacak olan yeni Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador, NAFTA müzakerelerini devralacak. Obrador, seçim kampanyasında anlaşmayı desteklediğini ancak Meksika çiftçilerinin ve işçilerinin çıkarlarının korunması gerektiğini belirtmişti. Yeni yönetimin, anlaşmayı imzalamak için acele etmeyeceği, ancak mevcut müzakere ekibine güvendiği ifade ediliyor.
Küresel ticaret açısından bakıldığında, ABD'nin Çin ile başlattığı ticaret savaşı ve Avrupa Birliği ile yaşanan gerilimler, Washington'ın Kuzey Amerika'da istikrarı sağlama isteğini artırıyor. Meksika ise ihracatının yüzde 80'ini ABD'ye yapıyor ve anlaşmanın belirsizliği ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Meksika pesosu, müzakerelerdeki dalgalanmalara karşı hassas. Anlaşmanın imzalanması, peso üzerindeki baskıyı azaltabilir ve yatırımcı güvenini artırabilir. Ayrıca, ABD-Meksika ikili anlaşması, Kanada'nın dışlanması durumunda Kuzey Amerika'da ticaretin parçalanmasına yol açabilir; bu da bölgesel tedarik zincirlerini ve rekabet gücünü zayıflatabilir.
Uzmanlar, ABD ve Meksika'nın el sıkışması durumunda bile Kanada'nın uzun süre dışarıda kalamayacağını, çünkü üç ülke ekonomilerinin derinden entegre olduğunu belirtiyor. Ancak kısa vadede, Kanada'nın taleplerinin karşılanmaması halinde Ottawa'nın kendi başına hareket edebileceği ve Dünya Ticaret Örgütü'ne başvurabileceği konuşuluyor. Müzakerelerin geleceği, önümüzdeki günlerde yapılacak kritik toplantılara bağlı. Meksika ve ABD heyetleri, bu hafta Washington'da bir araya gelerek son pürüzleri gidermeye çalışacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Meksika ticaret müzakereleri, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ticaret düzeninin yeniden şekillenmesi açısından önemli. ABD'nin korumacı politikaları ve ikili anlaşmalara yönelmesi, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı ticaret gerilimlerini hatırlatıyor. Türkiye, ABD'nin çelik ve alüminyum tarifelerinden olumsuz etkilenmişti. Kuzey Amerika'da varılacak bir anlaşma, ABD'nin ticaret savaşlarında yeni cepheler açmasını engelleyebilir ve Türkiye gibi ülkeler için örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Meksika'nın Kanada'sız bir anlaşmaya yönelmesi, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği güncellemesi müzakerelerinde benzer ikilemlerle karşılaşabileceğini gösteriyor.