Eski ABD Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene (R-Georgia), Başkan Donald Trump'ın 80. doğum gününü kutlamak amacıyla Beyaz Saray'ın bahçesinde bir UFC (Ultimate Fighting Championship) dövüşü izleme etkinliği düzenleme planına itiraz etti. Greene, “UFC dövüşlerini harika buluyorum, izlemeyi seviyorum, ama açıkçası Beyaz Saray'ın çimlerinde böyle bir etkinlik yapılmasının uygun olduğunu düşünmüyorum” dedi. Plan, Trump’ın 14 Haziran 2025’te gerçekleşecek doğum günü için hazırlanırken, hem Cumhuriyetçi hem Demokrat çevrelerde tartışma yarattı.
Gelişmenin Arka Planı
Başkan Trump'ın, karma dövüş sanatları organizasyonu UFC'nin bir etkinliğini Beyaz Saray’a taşıma fikri, ilk kez geçtiğimiz hafta basına sızdı. Beyaz Saray kaynaklarına göre, Trump'ın yakın arkadaşı ve UFC CEO'su Dana White ile yaptığı görüşmelerde, başkanın 80. yaş günü şerefine özel bir dövüş gecesi düzenlenmesi gündeme geldi. Trump, daha önce de UFC müsabakalarına sık sık katılmış, hatta bazı etkinliklerde kafesin içine girerek dövüşçüleri selamlamıştı.
Marjorie Taylor Greene, bir radyo programında yaptığı açıklamada, “Ben de bir UFC hayranıyım, ancak Beyaz Saray, Amerika'nın evi, bir dövüş arenası değil. O çimlerde tarihi anlaşmalar imzalanır, devlet başkanları ağırlanır. Bir UFC dövüşü izlemek için uygun bir yer değil” ifadelerini kullandı. Greene, ayrıca bu tür etkinliklerin başkanlık makamının ciddiyetini zedeleyebileceğini savundu.
Öte yandan, Trump'ın destekçileri bu planı başkanın halkla iç içe olma ve geleneksel olmayan tarzının bir yansıması olarak görüyor. Sosyal medyada #UFCatWhiteHouse etiketiyle kampanya başlatılırken, muhafazakar yorumcular etkinliğin “Amerikan ruhunu” yansıttığını öne sürüyor. Beyaz Saray Sözcüsü yaptığı açıklamada, “Başkan, bu ülkeye hizmet eden herkesle birlikte eğlenmekten mutluluk duyar. Doğum günü etkinliği henüz kesinleşmedi” dedi.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu tartışma, sadece bir protokol meselesi olmanın ötesinde, ABD siyasetindeki derin kutuplaşmayı da gözler önüne seriyor. Trump’ın başkanlık tarzı, geleneksel normları sık sık ihlal etmesiyle biliniyor. Görev süresi boyunca Beyaz Saray’da hamburger partileri düzenlemiş, resmi törenlerde beklenmedik hareketler yapmıştı. Şimdi ise en yüksek devlet makamının bahçesini bir spor müsabakasına açma fikri, hem yurtiçinde hem de yurtdışında farklı tepkilere yol açıyor.
Küresel ölçekte, bu tür bir etkinlik ABD'nin imajını etkileyebilir. Beyaz Saray, diplomatik protokolün merkezi olarak kabul edilirken, bir UFC dövüşüne ev sahipliği yapması, bazı ülkelerde ABD’nin ciddiyetsiz olarak algılanmasına neden olabilir. Özellikle Çin ve Rusya gibi rakipler, bu tür bir görüntüyü ABD’nin zayıflığı olarak yorumlayabilir. Ancak Trump taraftarları, bunun tam tersine ABD’nin özgürlükçü ve dinamik yapısını gösterdiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bu gelişme, doğrudan bir dış politika etkisi yaratmasa da, ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın bir yansıması olarak önem taşıyor. Trump’ın ikinci döneminde bu tür “gayriresmi” hamlelerin artması, ABD-Türkiye ilişkilerinde öngörülemezliği artırabilir. Beyaz Saray’ın protokol dışı kullanımı, kurumsal hafızayı zayıflatarak diplomatik görüşmelerin atmosferini etkileyebilir. Ayrıca, bu tartışma ABD’nin yumuşak gücüne zarar verebilir; Türkiye gibi müttefikler, ABD’nin liderlik rolünü sorgulamaya başlayabilir. Öte yandan, Türk kamuoyunda da UFC’nin popülerliği göz önüne alındığında, etkinlik Türkiye’de de ilgiyle izlenebilir, ancak bu sembolik bir etkiden öteye geçmez.