Filipinler'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine iki yıldan az bir süre kala, Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., siyasi mirasını taşıyacak bir aday belirleyememiş durumda. Öte yandan, kendisiyle yolları ayrılan Başkan Yardımcısı Sara Duterte-Carpio, 2028 için adaylığını açıkça ilan etmiş durumda ve anketlerde açık ara önde görünüyor. Bu tablo, Marcos'un siyasi geleceğini ve ülkedeki güç dengelerini yakından ilgilendiriyor.
Marcos'un Siyasi Mirası Tehlikede
Ferdinand Marcos Jr., 2022 seçimlerinde Rodrigo Duterte'nin kızı Sara Duterte-Carpio ile ittifak kurarak başkanlığa yükselmişti. Ancak bu ittifak kısa sürede çatlak seslerin yükselmesine neden oldu. Özellikle ülkenin Çin ile olan deniz anlaşmazlıkları, uyuşturucuyla mücadele politikaları ve Duterte ailesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanma süreci, iki lider arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirdi. Sara Duterte-Carpio, geçtiğimiz aylarda Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmiş ve Marcos karşıtı muhalefetin önemli bir figürü haline gelmişti. Bu gelişmeler, Marcos'un kendi partisi içinde bile aday bulmasını zorlaştırıyor. Siyasi analistlere göre, Marcos'un popülaritesi, özellikle ekonomik sıkıntılar ve yüksek enflasyon nedeniyle düşüşte. Bu durum, iktidar partisinin aday bulma çabalarını daha da karmaşık hale getiriyor.
Duterte'nin Yükselişi ve Filipin Siyasetindeki Etkisi
Sara Duterte-Carpio, babası Rodrigo Duterte'nin hâlâ sahip olduğu popülariteden yararlanarak güçlü bir siyasi figür haline geldi. Özellikle Mindanao bölgesindeki güçlü desteği, onu ülke genelinde önemli bir aday yapıyor. Anketlere göre, Duterte-Carpio, diğer potansiyel adaylara kıyasla açık ara önde. Bu durum, Marcos'un elini zayıflatırken, Duterte ailesinin Filipin siyasetindeki etkisini yeniden pekiştiriyor. Başkan Marcos'un, Duterte'leri etkisiz hale getirmek için geç kaldığı yorumları yapılıyor. Özellikle, erken dönemde Duterte ile olan ittifakı sürdürme veya onu etkisiz hale getirme stratejileri konusunda tereddüt yaşadığı belirtiliyor. Bu belirsizlik, ülkenin siyasi istikrarını ve gelecekteki yönünü de etkileyebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filipinler'deki bu siyasi belirsizlik, yalnızca iç politikayı değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkiliyor. Özellikle Güney Çin Denizi'ndeki gerilimler, Filipinler'in yeni yönetiminin izleyeceği dış politikayı yakından ilgilendiriyor. Marcos'un Çin'e karşı daha ılımlı bir tutum sergilemesi, Duterte ailesinin ise ABD ile daha yakın ilişkiler kurma eğiliminde olması, bölgedeki güç mücadelesinde kritik bir rol oynayabilir. Ayrıca, Filipinler'in ASEAN ülkeleriyle ilişkileri ve bölgesel ticaret anlaşmaları da bu seçimlerin sonucundan etkilenecek. Küresel ölçekte ise, Filipinler'deki siyasi istikrarsızlık, Çin'in bölgedeki genişleme politikaları ve ABD'nin Hint-Pasifik stratejisi üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Bu nedenle, uluslararası toplum Filipinler'deki siyasi gelişmeleri yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki bu siyasi gelişmeler, Türkiye'nin bölgedeki çıkarları açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel güç dengeleri üzerinden dolaylı etkiler doğurabilir. Türkiye, Asya-Pasifik bölgesinde ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirme politikası izliyor. Filipinler'deki siyasi belirsizlik, bu ülkeyle yapılacak ticaret anlaşmalarını ve yatırım ortamını etkileyebilir. Ayrıca, Güney Çin Denizi'ndeki gerilimlerin artması, küresel deniz ticareti yollarının güvenliğini tehdit edebilir; bu da Türkiye'nin ticaret rotaları üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Türkiye, bölgedeki istikrarın korunmasından yana olduğu için, Filipinler'deki siyasi istikrarın sağlanması, Türk dış politikası açısından da olumlu bir gelişme olacaktır.