Manş Denizi'nde tek bir küçük teknede yaklaşık 140 düzensiz göçmenin İngiliz yetkililer tarafından durdurulduğu bildirildi. Sky News'in edindiği bilgiye göre, olay İngiltere ile Fransa arasındaki deniz sınırında meydana geldi. Göçmenlerin tamamının sağ olarak kurtarıldığı ve ilk müdahalelerinin yapıldığı belirtiliyor. Bu, tek bir teknede tespit edilen en yüksek göçmen sayılarından biri olarak kayıtlara geçti. İngiliz yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve göçmenlerin hangi ülke vatandaşı olduklarının tespit edilmeye çalışıldığını açıkladı.
Manş Denizi'ndeki Göçmen Geçişlerinde Artış
Manş Denizi, son yıllarda düzensiz göçmenlerin Avrupa kıtasından İngiltere'ye ulaşmak için kullandığı en riskli rotalardan biri haline geldi. Özellikle 2020'den bu yana, küçük teknelerle yapılan geçiş girişimlerinde ciddi bir artış yaşanıyor. Fransa'nın kuzey kıyılarından hareket eden göçmenler, genellikle lastik botlar veya küçük balıkçı tekneleriyle Manş'ı geçmeye çalışıyor. Ancak bu araçların kapasitesinin çok üzerinde yolcu alması, denizde alabora olma ve boğulma riskini artırıyor.
İngiliz hükümeti, göçmen geçişlerini engellemek için Fransa ile ortak devriye ve istihbarat paylaşımı gibi önlemler alsa da, geçiş sayısındaki düşüş sınırlı kaldı. 2023 yılında Manş'ı geçen göçmen sayısı 30 bini aşmıştı. 2024'ün ilk aylarında ise hava koşullarının nispeten elverişli olmasıyla birlikte yeniden yoğun bir hareketlilik gözlemleniyor. Bu son olay, tek bir teknede bu kadar kalabalık bir grubun bulunması nedeniyle göçmen kaçakçılığı ağlarının ne kadar pervasızlaştığını gösteriyor.
Uzmanlar, göçmenlerin kaynak ülkelerdeki istikrarsızlık, ekonomik zorluklar ve iklim değişikliği gibi itici faktörler nedeniyle bu tehlikeli yolculuğa çıkmaya devam ettiğini vurguluyor. İngiltere'nin Ruanda planı gibi caydırıcı politikaları ise insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor. Öte yandan, göçmen kaçakçıları, sınır kontrollerine rağmen yüksek kazanç elde etmeye devam ediyor.
Avrupa ve Uluslararası Boyut
Manş Denizi'ndeki göçmen geçişleri, sadece İngiltere ve Fransa'yı değil, tüm Avrupa Birliği'ni ilgilendiren bir mesele. Göçmenlerin çoğu, savaş ve yoksulluktan kaçarak Avrupa'ya ulaşmaya çalışan Orta Doğu, Afrika ve Asya kökenli kişilerden oluşuyor. Fransa, İngiltere'nin talebi üzerine kıyılarında daha fazla devriye görevlendirse de, göçmenleri durdurmak ve geri göndermek her zaman mümkün olmuyor.
İngiltere İçişleri Bakanlığı, son yıllarda göçmen teknelerini tespit etmek için insansız hava araçları ve radar sistemleri gibi teknolojik imkânları artırdı. Ancak bu tür önlemler, kaçakçılık ağlarının yöntemlerini değiştirmesini engelleyemiyor. Bazen tek bir tekneye yüzlerce kişi bindirilerek risk alınıyor; bu da denizde büyük çaplı kazaların yaşanma ihtimalini yükseltiyor.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Akdeniz ve Manş gibi rotalarda hayatını kaybeden göçmen sayısının her yıl arttığına dikkat çekiyor. 2023'te Manş'ta en az 15 kişi hayatını kaybetmişti. Bu son olayda can kaybı yaşanmamış olması sevindirici olsa da, uzmanlar önlem alınmazsa daha büyük faciaların kapıda olduğu uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Manş Denizi'ndeki düzensiz göçmen hareketliliği, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel göç dinamikleri açısından önemli ipuçları sunuyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Avrupa'ya yönelen göç akınlarının kilit transit ülkelerinden biri. Avrupa'nın sınır güvenliğini artırması, Türkiye üzerinden geçiş güzergâhlarında baskıyı artırabilir. Ayrıca, göçmen kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliği ve insan haklarına uygun politikalar geliştirilmesi, Türkiye'nin de taraf olduğu küresel bir sorumluluk. Türkiye, hem kendi sınırlarını korumak hem de göçmenlerin hayatını tehlikeye atan yasa dışı ağlarla mücadele etmek için AB ile diyalogu sürdürmeli.