Almanya'nın aşırı sağcı partisi Alternatif für Deutschland (AfD), Pazar günü yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinin sandık çıkış anketlerine göre büyük bir zafer kazandı. Anket sonuçları, AfD'nin oyların yaklaşık %25'ini alarak eyalette birinci parti konumuna yükseldiğini gösteriyor. Parti liderleri, akşam saatlerinde Berlin'de düzenledikleri basın toplantısında sonuçları "tarihi bir başarı" olarak nitelendirdi ve kutlamalar yaptı. Bu sonuç, AfD'nin Doğu Almanya'da artan popülaritesini bir kez daha teyit ederken, federal düzeyde de siyasi dengeleri sarsabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Seçim sonuçları ve arka planı
Sandık çıkış anketlerine göre AfD, Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosunda temsil edilen diğer partileri geride bıraktı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) %22, Sosyal Demokrat Parti (SPD) %15, Sol Parti (Die Linke) %10, Yeşiller %8 ve liberal FDP %7 civarında oy aldı. Aşırı sağcı parti, özellikle kırsal bölgelerde ve küçük şehirlerde büyük destek gördü. AfD'nin yükselişi, göçmen karşıtı söylemi ve COVID-19 kısıtlamalarına yönelik eleştirileriyle ilişkilendiriliyor. Ayrıca, Doğu Almanya'da ekonomik durgunluk ve işsizlik gibi sorunlar da seçmenin tepkisini etkiledi. Saksonya-Anhalt, 1990'da yeniden birleşmeden bu yana CDU'nun kalesi olarak biliniyordu; ancak bu sonuç, bölgede siyasi bir deprem niteliğinde.
AfD, 2013'te kurulmuş olup, özellikle 2015 göçmen krizi sonrasında oylarını artırdı. Parti, İslam karşıtı ve göçmen karşıtı politikalarıyla tanınıyor. Almanya'da anayasa koruma teşkilatı tarafından kısmen aşırı sağcı olarak izleniyor. Saksonya-Anhalt seçimleri, Eylül ayında yapılacak federal seçimler öncesinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. AfD'nin bu başarısı, diğer partilerin koalisyon stratejilerini de etkileyebilir. Özellikle CDU'nun AfD ile işbirliği yapıp yapmayacağı tartışma konusu. CDU lideri Armin Laschet, seçim sonrası yaptığı açıklamada "AfD ile hiçbir koşulda işbirliği yapmayacağız" dedi. Ancak eyalette hükümet kurmak için zorlu koalisyon görüşmeleri bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AfD'nin zaferi, Avrupa'da aşırı sağın yükselişinin bir parçası olarak görülüyor. Fransa'da Ulusal Birlik (RN), İtalya'da Lega, İspanya'da Vox gibi partiler de benzer şekilde güç kazanıyor. Almanya'da AfD'nin güçlenmesi, AB'nin göç politikaları ve iklim hedefleri üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Almanya'nın NATO ve AB içindeki liderlik rolü, iç siyasi istikrarsızlık nedeniyle zayıflayabilir. Rusya ve Çin gibi aktörler, Avrupa'daki bu siyasi dalgalanmayı yakından izliyor. Özellikle AfD'nin Rusya yanlısı söylemleri, Batı ittifakında çatlak yaratabilir. Saksonya-Anhalt gibi küçük bir eyalette elde edilen bu sonuç, federal seçimlerde AfD'nin ana muhalefet partisi olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Anketler, AfD'nin ulusal düzeyde %15 civarında oy aldığını gösteriyordu; bu sonuç, partinin daha da yükselebileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'daki aşırı sağın yükselişi, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Almanya'da yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insan yaşıyor. AfD'nin göçmen karşıtı politikaları, bu toplumun güvenliği ve hakları açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, AfD'nin Avrupa Birliği karşıtı tutumu ve Türkiye'nin AB üyelik sürecine mesafeli yaklaşımı, Türkiye-Almanya ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Almanya, Türkiye'nin en önemli ticaret ortaklarından biri; siyasi istikrarsızlık ekonomik ilişkileri de sarsabilir. Türkiye, Almanya'daki siyasi gelişmeleri dikkatle izlemeli ve diaspora üzerinden lobi faaliyetlerini güçlendirmeli.