Ünlü akademisyen ve yazar Prof. Mahmood Mamdani, Britanya Kralı III. Charles ile bir araya gelmesi halinde onu, tarihi Koh-i-Noor elmasını Hindistan'a iade etmeye teşvik edeceğini söyledi. Mamdani, sömürgecilik döneminde Britanya tarafından Hindistan'dan götürülen ve halen Kraliyet Mücevherleri arasında sergilenen 105,6 karatlık elmasın, tarihi adaletsizliğin bir simgesi olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Hindistan hükümetinin elmasın geri verilmesi için uzun süredir devam eden diplomatik çabalarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. New York merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Corporation'ın başkanı olan Mamdani, Kral Charles ile kişisel bir görüşme yapmayı planladığını belirtti.
Koh-i-Noor elmasının tartışmalı tarihi
Koh-i-Noor, Farsça'da "Işık Dağı" anlamına gelen ve kökeni 13. yüzyıla kadar uzanan dev bir elmastır. Hindistan'ın çeşitli hanedanları arasında el değiştiren elmas, 1849'da Britanya Doğu Hindistan Şirketi tarafından, Pencap'ın ilhakı sırasında dönemin Maharacası Duleep Singh'ten zorla alınmıştır. Elmas, 1851'de Londra'daki Büyük Sergi'de sergilendikten sonra Kraliçe Victoria'ya sunulmuş ve o günden bu yana Britanya kraliyet ailesinin özel koleksiyonunda yer almıştır. Son olarak Kraliçe II. Elizabeth'in ölümüne kadar Kraliçe Anne'nin tacında bulunan elmas, bugün Londra Kulesi'nde sergilenmektedir.
Hindistan hükümeti, 1947'deki bağımsızlıktan bu yana elmasın iadesi için çeşitli girişimlerde bulundu. Ancak Britanya hükümeti, elmasın yasal yollarla ele geçirildiğini ve Kraliyet Mücevherleri'nin bir parçası olduğunu savunarak bu talepleri reddetti. Mamdani'nin son açıklaması, bu konudaki uluslararası baskıyı artırabilir. Mamdani, "Koh-i-Noor, sömürgeci şiddetin bir sembolüdür. Kral Charles'ın bu konuda tarihi bir adım atması, Britanya'nın sömürge geçmişiyle yüzleşmesine yardımcı olabilir" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Koh-i-Noor elmasının iadesi talebi, yalnızca Hindistan'la sınırlı kalmıyor. Pakistan, Afganistan ve İran da elmas üzerinde tarihsel hak iddia ediyor. Bu durum, elmasın iadesini uluslararası bir tartışma haline getiriyor. Özellikle Pakistan, elmasın Britanya tarafından Pencap bölgesinden alındığını ve bugünkü Pakistan topraklarında kaldığını öne sürüyor. Mamdani, üç ülkenin de hak iddialarını tanıdığını ancak elmasın Hindistan'a iade edilmesinin en adil çözüm olacağını ifade etti.
Küresel ölçekte, sömürge dönemi eserlerinin iadesi, son yıllarda giderek artan bir talep haline geldi. Yunanistan'ın Parthenon Mermerleri, Nijerya'nın Benin Bronzları ve Etiyopya'nın Maqdala el yazmaları gibi birçok eser, Britanya müzelerinden iade edilmeyi bekliyor. Koh-i-Noor elması, bu bağlamda en sembolik ve değerli parçalardan biri olarak öne çıkıyor. Mamdani'nin çağrısı, bu küresel hareketin bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Koh-i-Noor elmasının iadesi tartışması, Türkiye'nin de sömürge dönemi eserlerinin iadesi konusundaki hassasiyetini hatırlatmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'ndan götürülen tarihi eserlerin iadesi için Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik çabalar, bu tür müzakerelerin uzun ve karmaşık olduğunu göstermektedir. Her ne kadar doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bu gelişme kültürel mirasın korunması ve sömürge geçmişiyle yüzleşme bağlamında küresel bir emsal oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelesi ve UNESCO nezdindeki girişimleri, bu tür tartışmaların uluslararası hukuk zemininde ilerlemesine katkı sağlayabilir.