Çin, Güney Çin Denizi'nde tartışmalı bölgelerde yürüttüğü bilimsel araştırma faaliyetleriyle, aslında bölgedeki egemenlik iddialarını meşrulaştırmayı ve uluslararası kamuoyunda varlığını normalleştirmeyi hedefliyor. Analistlere göre, bu araştırmaların görünürdeki amacı çevre koruma ve biyolojik çeşitlilik olsa da, asıl amaç Pekin'in bölgedeki askeri ve siyasi varlığına meşruiyet kazandırmak.
Bilimsel kılıfta jeopolitik hamle
Çin, Güney Çin Denizi'nde yer alan Spratly ve Paracel Adaları gibi stratejik bölgelerde deniz kaplumbağaları ve diğer deniz canlıları üzerine araştırmalar yürütüyor. Bu çalışmalar, Çin'in bölgedeki 'bilimsel varlığını' güçlendirirken, aynı zamanda uluslararası hukukta 'etkin kontrol' argümanını desteklemeyi amaçlıyor. Pekin, bu tür faaliyetlerin barışçıl ve çevreci olduğunu savunsa da, Filipinler, Vietnam, Malezya ve Brunei gibi diğer hak sahibi ülkeler bu durumu egemenliklerine bir tehdit olarak görüyor.
Çin'in bölgedeki bilimsel araştırma gemileri, genellikle askeri amaçlı olduğu düşünülen radar ve iletişim sistemleriyle donatılmış durumda. Bu durum, 'sivil bilim' kavramının askeri operasyonlar için bir paravan olarak kullanıldığı yönündeki endişeleri artırıyor. Özellikle Filipinler, 2016 yılında Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi'nde kazandığı davanın ardından Çin'in bu tür faaliyetlerine karşı daha hassas hale geldi.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in bu stratejisi, sadece Güney Çin Denizi'yle sınırlı kalmıyor. Arktik bölgesinde de benzer bilimsel araştırma programları yürüten Pekin, kutup bölgesindeki varlığını da meşrulaştırmaya çalışıyor. Uzmanlar, Çin'in 'bilimsel diplomasi' olarak adlandırılan bu yaklaşımının, küresel güç mücadelesinde yeni bir boyut olduğunu belirtiyor.
ABD ve müttefikleri, Çin'in bu taktiğine karşı kendi bilimsel ve askeri varlıklarını artırarak yanıt veriyor. Özellikle Hint-Pasifik bölgesinde ABD öncülüğündeki tatbikatlar ve devriyeler, Çin'in faaliyetlerine karşı bir caydırıcılık unsuru olarak görülüyor. Ancak Çin, kendisine ait olduğunu iddia ettiği bölgelerde 'egemenlik haklarını' kullandığını savunarak bu tür tepkileri reddediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'de benzer bir durumla karşı karşıya. Yunanistan'ın bilimsel araştırma gemileriyle kıta sahanlığında hak iddia etmesi, Türkiye'nin Çin'in bu taktiğini yakından takip etmesine neden oluyor. Ankara'nın, uluslararası hukuk çerçevesinde kendi haklarını korumak için bilimsel araştırmaları bir araç olarak kullanma potansiyeli bulunuyor. Ayrıca Çin'in bu yöntemi, küresel güç dengelerinde Asya-Pasifik'in önemini artırırken, Türkiye'nin bu bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarları açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme.