New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, antisemitizmle mücadele kapsamında yeni bir plan açıkladı. Plan, açık nefret suçlarını hedef alırken, Mamdani'nin İsrail karşıtı söylemleri antisemitizm olarak tanımlamayı reddetmesi, planın sınırlarını belirleyecek. Mamdani, göreve geldiğinden bu yana Yahudi toplumuyla ilişkileri onarmaya çalışıyor ancak İsrail eleştirisi ile antisemitizm arasındaki çizgiyi çizmekten kaçınıyor.
Antisemitizm Planının Arka Planı
Mamdani'nin açıkladığı plan, New York'ta artan antisemitik saldırılara yanıt olarak hazırlandı. Plan kapsamında, nefret suçlarına karşı özel bir polis birimi güçlendirilecek, okullarda hoşgörü eğitimi verilecek ve sosyal medyada nefret söylemiyle mücadele için yeni bir birim kurulacak. Ancak planın en dikkat çeken yönü, antisemitizmin tanımının yapılmaması. Mamdani, uluslararası kabul gören IHRA (Uluslararası Holokost Anma İttifakı) tanımını benimsemeyi reddediyor. Bu tanım, İsrail'in varlığını sorgulamayı veya İsrail'e karşı çift standart uygulamayı antisemitizm olarak nitelendiriyor. Mamdani, bu tanımın ifade özgürlüğünü kısıtlayacağını savunuyor.
Mamdani'nin tutumu, Yahudi toplumunun bazı kesimlerinde hayal kırıklığı yaratmış durumda. Anti-Defamation League (ADL) ve diğer Yahudi örgütleri, tanımın olmamasının planı etkisiz kılacağını belirtiyor. Öte yandan, Filistin yanlısı gruplar Mamdani'nin kararını destekliyor ve antisemitizm tanımının İsrail eleştirisini susturmak için kullanıldığını öne sürüyor. Mamdani, göreve geldiğinden bu yana ilk kez bir sinagogu ziyaret etti ve Yahudi cemaati liderleriyle bir araya geldi. Ancak bu ziyaretlerde bile İsrail konusunda net bir tavır almaktan kaçındı.
New York, ABD'de en fazla Yahudi nüfusuna ev sahipliği yapıyor. Son yıllarda kentte antisemitik saldırılar artış gösterdi. 2023'te New York Polis Departmanı verilerine göre, nefret suçlarının %40'ından fazlası antisemitik nitelikteydi. Mamdani'nin planı, bu saldırıları önlemeye yönelik somut adımlar içeriyor ancak tanım eksikliği, planın etkinliğini tartışmaya açıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mamdani'nin antisemitizm tanımını reddetmesi, ABD'deki geniş bir tartışmanın parçası. Üniversitelerde ve ilerici çevrelerde, İsrail karşıtlığının antisemitizm olup olmadığı konusunda derin bir ayrılık var. Mamdani, bu tartışmada İsrail eleştirisinin meşru olduğunu savunan kampın içinde yer alıyor. Ancak bu tutum, ABD'deki ana akım Yahudi örgütleri ve her iki partiden siyasetçiler tarafından eleştiriliyor. Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen ve İsrail'i boykot hareketini kınayan kararlar, bu konudaki hassasiyeti gösteriyor. Mamdani'nin pozisyonu, ABD siyasetinde Filistin yanlısı solun yükselişiyle paralellik taşıyor. New York gibi kritik bir şehirde bu tutumun benimsenmesi, 2028 seçimleri öncesinde Demokrat Parti içindeki dengeleri etkileyebilir.
Uluslararası alanda ise, antisemitizm tanımı konusundaki tartışma sadece ABD ile sınırlı değil. Avrupa ülkeleri ve Birleşmiş Milletler de benzer tartışmalar yaşıyor. Mamdani'nin kararı, küresel ölçekte İsrail karşıtlığının sınırlarının nasıl çizileceği sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında Filistin'e destek veren ve İsrail'i eleştiren bir pozisyonda. Mamdani'nin antisemitizm tanımını reddetmesi, Türkiye'nin İsrail eleştirisini meşru gören yaklaşımıyla örtüşüyor. Ancak Türkiye, antisemitizmle mücadelede uluslararası tanımları benimsemekte tereddüt ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir. ABD'de etkili bir siyasi figürün bu tutumu, Türkiye'nin Filistin politikasına dolaylı destek sağlarken, Türkiye'nin kendi içindeki antisemitizm tartışmalarını da etkileyebilir. Ayrıca, New York gibi önemli bir şehirdeki bu tartışma, Türk-Amerikan ilişkilerinde Yahudi lobisinin rolünü yeniden gündeme getirebilir.