Bir zamanlar terörle mücadelede başarı öyküsü olarak gösterilen Moritanya, komşusu Mali'de hızla yayılan şiddetin gölgesinde güvenlik endişesi yaşıyor. Son bir yıl içinde, El Kaide'nin Sahel'deki kolu olan Cemaat Nusrat el-İslam ve Müslümanlar (JNIM), Moritanya'nın güneydoğu sınırındaki kasaba ve köylerde operasyonel varlığını genişletti. Bu gelişme, yalnızca Moritanya için değil, tüm Sahel bölgesinin istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, Mali'deki yönetim boşluğunun ve artan çatışmaların, terör örgütlerinin bölgede nefes almasına ve güç toplamasına zemin hazırladığına dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Moritanya, 2011 yılında başkent Nouakchott'ta düzenlenen saldırıların ardından güvenlik güçlerini yeniden yapılandırmış, istihbarat paylaşımını artırmış ve radikal örgütlere karşı sert önlemler almıştı. Bu sayede ülke, uzun yıllar boyunca El Kaide ve bağlantılı grupların saldırılarından büyük ölçüde uzak kalmayı başarmıştı. Ancak JNIM'in Moritanya'nın güneydoğusundaki Hodh El Gharbi ve Hodh Ech Chargui bölgelerinde görünür şekilde güçlenmesi, bu başarının kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Örgüt, özellikle sınır ötesi hareketliliği kullanarak lojistik destek sağlıyor, yeni militanlar topluyor ve yerel halk üzerinde nüfuz kurmaya çalışıyor. Mali'nin orta ve kuzey bölgelerindeki hükümet kontrolünün zayıflaması, bu gruplar için geniş bir faaliyet alanı yaratıyor.
Moritanya hükümeti, sınır güvenliğini güçlendirmek ve orduyu modernize etmek için çaba gösteriyor. Ancak ülkenin ekonomik kaynaklarının sınırlı olması, askeri operasyonların maliyetini karşılamayı zorlaştırıyor. Ayrıca, sınır bölgelerindeki yoksulluk ve işsizlik, genç nüfusun radikal gruplara katılma riskini artırıyor. JNIM, bu sosyo-ekonomik kırılganlıklardan faydalanarak halkın gözünde meşruiyet kazanmaya çalışıyor. Moritanya'nın güvenlik güçleri, son aylarda JNIM mensuplarına yönelik operasyonlar düzenlese de, örgütün yeteneği ve saldırı kapasitesi endişe verici boyutlara ulaşmış durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Mali'deki kriz, yalnızca Moritanya için değil, tüm Sahel bölgesini etkileyen bir sorun haline geldi. Fransa'nın Barkhane Operasyonu'nu 2022 yılında sonlandırması ve Mali'deki askeri cuntanın Rusya ile yakınlaşması, bölgedeki güç dengelerini değiştirdi. Bu durum, terör örgütlerinin hareket alanını genişletirken, yerel halkın güvenlik ihtiyacını da artırdı. Nijer, Burkina Faso ve Çad gibi komşu ülkeler de benzer tehditlerle karşı karşıya. JNIM, Mali'nin yanı sıra Burkina Faso ve Nijer'de de saldırılar düzenliyor. Örgüt, bölgedeki etnik ve toplumsal kırılganlıkları kullanarak yeni katılımcılar kazanıyor.
Uluslararası toplum, Sahel'deki istikrarsızlığın küresel güvenlik üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor. Terör örgütlerinin Avrupa'ya yönelik tehdidi, düzensiz göç hareketleri ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi sınıraşan suçlar, bölgedeki çatışmalardan besleniyor. Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve Avrupa Birliği, Sahel'e yönelik barışı koruma ve kalkınma programlarını artırma çabasında. Ancak bu çabaların yetersiz kaldığı, terörle mücadelenin kök nedenlerine inmeden sadece askeri önlemlerle çözülemeyeceği belirtiliyor. Bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi, sınır yönetiminin iyileştirilmesi ve ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesi, uzun vadeli çözümün anahtarları arasında sayılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sahel'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika politikası açısından önemli bir sınav oluşturuyor. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da askeri üsler kurarak, savunma anlaşmaları imzalayarak ve kalkınma iş birliğini geliştirerek bölgede daha aktif bir rol üstleniyor. Bu bölgede güvenliğin bozulması, Türkiye'nin ekonomik yatırımlarını ve diplomatik nüfuzunu tehdit edebilir. Ayrıca, terör örgütlerinin yayılması, Türkiye'nin kendi güvenliğini de ilgilendiriyor; zira bu örgütlerin uluslararası ağları, Türkiye'deki terör örgütleriyle bağlantılar kurabiliyor. Türkiye, BM ve İİT gibi platformlarda Sahel'e yönelik barış girişimlerini desteklemeli, ayrıca Moritanya ve diğer Sahel ülkeleriyle güvenlik ve istihbarat iş birliğini geliştirerek bölgesel istikrara katkı sağlamalıdır.