Mali, Suriye değil ve Cemaat Nusrat el-İslam vel-Müslimin (JNIM) de Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) değil. Beşar Esad rejiminin düşüşü ve Ahmed el-Şaraa hükümetinin Şam'da iktidara gelmesi, Levant bölgesel güvenliği için net bir pozitif olarak görülebilirken, JNIM'in Mali'de olası bir zaferi, Sahel bölgesi ve ötesi için bir felaket olur. Bu fark, terör örgütlerinin ideolojik ve stratejik farklılıklarından kaynaklanıyor.
JNIM ve HTŞ Arasındaki Farklar
JNIM, El Kaide'nin Sahel'deki resmi kolu olarak 2017 yılında kuruldu. Grup, Mali, Burkina Faso ve Nijer'de faaliyet gösteriyor ve bölgedeki hükümetlere karşı şiddetli bir isyan yürütüyor. JNIM'in ideolojisi, El Kaide'nin küresel cihat anlayışına dayanıyor; Batılı devletlere ve onların yerel müttefiklerine karşı topyekün bir savaş öngörüyor. HTŞ ise daha yerel bir yapılanma olarak Suriye'de ortaya çıktı ve zaman içinde uluslararası cihat söylemini büyük ölçüde terk ederek Suriye'nin kuzeybatısında bir tür yönetim kurdu. HTŞ lideri Ahmed el-Şaraa, Esad sonrası Suriye'de uluslararası toplumla diyalog kurarak meşruiyet arayışına girdi; bu da grubun pragmatik bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor.
Uzmanlara göre, bu iki grup arasındaki en kritik fark, hedeflerindeki küresellik ve yerellik dengesi. JNIM, küresel El Kaide ağının bir parçası olarak Batı'ya yönelik tehditler savurmaya devam ediyor ve ABD ile Fransa'yı ana hedef olarak görüyor. HTŞ ise Suriye içindeki iktidar mücadelesine odaklandı ve uluslararası alanda kabul görmek için terör geçmişinden sıyrılmaya çalışıyor. JNIM'in Mali'de zafer kazanması durumunda, bu başarı El Kaide'nin küresel cihat davasını güçlendirecek ve diğer bölgelerdeki gruplara ilham kaynağı olacaktır.
Sahel'deki Durum ve Küresel Etkiler
Sahel bölgesi, son yıllarda artan terör faaliyetleri ve askeri darbelerle sarsılıyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer'de 2020'den bu yana askeri yönetimler iktidara geldi ve bu ülkeler Fransa ile askeri işbirliğini sonlandırarak Rusya'ya yöneldi. Bu durum, bölgede güvenlik boşluğu yarattı ve cihadist grupların güç kazanmasına zemin hazırladı. JNIM, bu kaos ortamında genişleyerek yeni bölgeleri kontrolü altına aldı ve devlet otoritesinin zayıf olduğu alanlarda kendi yönetimini tesis etti.
JNIM'in Mali'de zafer kazanması, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebilir ve komşu ülkelere sıçrayabilir. Ayrıca, bu gelişme El Kaide'nin küresel liderliğini güçlendirerek IŞİD ile rekabetini de etkileyebilir. Batılı ülkelerin terörle mücadele stratejileri, Sahel'de yeniden şekillenmek zorunda kalabilir. ABD, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, bölgede istikrarı sağlamak için yeni yaklaşımlar geliştirmek zorunda kalacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sahel bölgesindeki gelişmeleri yakından izliyor ve bölgede ekonomik ve diplomatik ilişkilerini derinleştirmeye çalışıyor. Türkiye'nin Afrika'da artan nüfuzu, özellikle askeri ve insani yardım işbirlikleri ile dikkat çekiyor. JNIM'in olası zaferi, bölgedeki istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin yatırımlarını ve güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin terörle mücadele politikaları kapsamında El Kaide bağlantılı gruplara karşı uluslararası koalisyonlarla işbirliği önem taşıyor. Bu nedenle, Türkiye'nin Sahel'deki gelişmeleri yakından takip etmesi ve istikrarın korunmasına yönelik çabaları desteklemesi kritik önemde.