Malezya'nın kuzeydoğusundaki muhafazakar Kelantan eyaletinde, Kota Bharu'nun dış mahallelerindeki bir köyde yaşayan Rozi*, kızı hakkında söylenenleri görmezden gelmeyi öğrendi. Yıllardır Hana*'nın farklı olduğunu biliyordu. Çocukken kız kıyafetlerini tercih eden ve zamanının çoğunu kızlarla geçiren Hana, büyüdükçe cinsiyet kimliğini keşfetti. Rozi, kızının trans olduğunu öğrendiğinde onu reddetmek yerine kucakladı. Ancak bu karar, onu çevresindeki toplumun sert eleştirileriyle karşı karşıya bıraktı.
Muhafazakar Bir Toplumda Aile Olmak
Kelantan, Malezya'nın en muhafazakar eyaletlerinden biri olarak bilinir. İslami değerlerin güçlü olduğu bölgede, LGBTQ+ bireyler sık sık ayrımcılık ve damgalanma ile karşılaşır. Rozi, kızının kimliğini kabul ettiğinde komşuları ve akrabaları tarafından dışlanma riskiyle yüzleşti. Yine de anne, kızının yanında durmayı seçti. "İnsanlar ne derse desin, o benim evladım" diyen Rozi, toplumsal baskıya rağmen Hana'ya güvenli bir alan sunuyor.
Hana ise okulda ve sokakta zorbalık gördü. Kıyafet seçimleri ve davranışları nedeniyle sık sık hedef alındı. Annesinin desteği olmasa hayatta kalmasının zor olacağını belirten Hana, evde bulduğu sevginin kendisini ayakta tuttuğunu söylüyor. Rozi, kızının ruh sağlığını korumak için psikolojik destek arayışına girdi ancak bölgede bu tür hizmetlere erişim kısıtlı.
Malezya'da LGBTQ+ Hakları ve Toplumsal Baskı
Malezya'da eşcinsellik yasal olarak suç olmaya devam ediyor. Federal yasaların yanı sıra eyalet düzeyindeki şeriat yasaları da LGBTQ+ bireylere yönelik cezalar içeriyor. Son yıllarda hükümetin ve dini otoritelerin söylemleri, trans bireylere yönelik baskıyı artırdı. 2023'te yapılan bir araştırmaya göre, Malezyalı trans bireylerin yüzde 70'i istihdam, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimde ayrımcılık yaşıyor. Kelantan gibi muhafazakar eyaletlerde bu oran daha da yüksek.
Rozi ve Hana'nın hikayesi, bu olumsuz tabloya rağmen aile desteğinin önemini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, aile kabulünün trans bireylerin ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkisi olduğunu vurguluyor. Ancak Malezya'da bu tür destekler nadir; çoğu trans birey aileleri tarafından reddediliyor veya evden atılıyor.
Yerel bir LGBTQ+ aktivisti, "Rozi gibi anneler, karanlıkta bir ışık" diyor. Aktiviste göre, toplumsal değişim için aile içi kabulün yaygınlaşması şart. Ancak yasal ve kültürel engeller, bu değişimi yavaşlatıyor. Malezya'da sivil toplum kuruluşları, trans bireylere yönelik şiddet ve ayrımcılığı raporlamakta zorlanıyor; çünkü mağdurlar kolluk kuvvetlerine güvenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'daki bu yerel hikaye, Türkiye'deki LGBTQ+ hakları tartışmalarıyla paralellikler taşıyor. Türkiye'de de muhafazakar kesimlerin baskısı ve yasal belirsizlikler trans bireylerin yaşamını zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, Malezya'dan farklı olarak laik hukuk sistemine sahip ve eşcinsellik suç değil. Yine de son yıllarda artan nefret söylemi ve ayrımcılık, benzer bir tabloyu andırıyor. Bu haber, aile desteğinin evrensel önemini gösterirken, Türkiye'nin insan hakları alanındaki uluslararası imajını da dolaylı olarak etkiliyor. Bölgesel bir mesele gibi görünse de, küresel LGBTQ+ dayanışma ağları üzerinden Türkiye'ye dair tartışmalara katkı sunabilir.