Hong Kong'un maliye sekreteri Christopher Hui, Güneydoğu Asya ülkesine yaptığı ziyaret sırasında Malezya Borsası (Bursa Malaysia) ile ikincil halka arz (secondary listing) konusunda anlaşmaya vardı. Bu anlaşma, Malezyalı şirketlerin Hong Kong Borsası'nda (HKEX) ikincil olarak işlem görmesinin önünü açarken, Hong Kong'un küresel fon toplama faaliyetlerindeki çekiciliğini artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bursa Malaysia, bu anlaşmayla birlikte HKEX ile ikincil listeleme düzenlemesi yapan 21. borsa oldu.
Gelişmenin arka planı
Hong Kong, son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve Çin'deki ekonomik yavaşlama nedeniyle küresel fon toplama merkezi olarak cazibesini kaybetme endişesi yaşıyor. Şehir, 2023'te halka arz (IPO) gelirlerinde 2022'ye göre %70'e varan düşüş yaşadı. Bu durum, Hong Kong yönetimini alternatif kaynak arayışına itti. Malezya ile yapılan bu anlaşma, şehrin Asya'daki diğer finans merkezleriyle rekabet gücünü koruma stratejisinin bir yansıması. Özellikle Singapur, Hong Kong'un en büyük rakibi olarak öne çıkarken, Kuala Lumpur'un da bölgesel bir finans merkezi olma hedefi bulunuyor. Anlaşma kapsamında, özellikle Malezya'daki teknoloji ve sağlık sektörü şirketlerinin Hong Kong'a yönelmesi bekleniyor. Bu şirketler, hem daha likit bir piyasada işlem görmek hem de uluslararası yatırımcılara erişim sağlamak istiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong-Malezya anlaşması, sadece iki ülke arasındaki finansal işbirliğini güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesinde artan ekonomik entegrasyonun da bir göstergesi. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Malezya ile artan ticaret hacmi, bu tür anlaşmaları daha anlamlı kılıyor. Öte yandan, Hong Kong'un bu adımı, ABD ve Avrupa'daki düzenleyici baskılardan kaçan şirketler için alternatif bir merkez olma potansiyelini de ortaya koyuyor. Özellikle Çin menşeili şirketler için Hong Kong, hâlâ en önemli uluslararası finans kapısı konumunda. Ancak, Çin'deki ekonomik yavaşlama ve teknoloji şirketlerine yönelik artan düzenlemeler, Hong Kong'u daha geniş bir yatırımcı tabanına yönelmeye itiyor. Bu bağlamda, Malezya gibi ASEAN ülkeleriyle yapılan anlaşmalar, Hong Kong'un küresel çekiciliğini artırmada kilit rol oynuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un Malezya ile imzaladığı bu anlaşma, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli bir gelişmedir. Türkiye, özellikle son yıllarda alternatif finans merkezi olma yolunda adımlar atarken, Hong Kong'un böyle bir hamle yapması rekabeti artırabilir. Ancak, Türkiye'nin İstanbul Finans Merkezi projesi, Hong Kong'un küresel çaptaki konumuna doğrudan bir tehdit oluşturmuyor. Daha ziyade, bu tür anlaşmalar Asya-Pasifik'teki ekonomik entegrasyonun derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, bu bölgeyle ticari ilişkilerini geliştirmek için benzer ikincil listeleme anlaşmalarını değerlendirebilir. Ayrıca, Hong Kong'un fon toplama kanallarını çeşitlendirme çabası, Türk şirketlerinin de alternatif borsalarda listelemeye yönelmesine örnek teşkil edebilir.