Malezya, Rohıngya mültecilerin Myanmar'a geri dönüş sürecini hızlandırmak amacıyla Myanmar'ın askeri lideri General Min Aung Hlaing'i ülkeye davet etti. Malezya Başbakanı Enver İbrahim'in ofisinden yapılan açıklamaya göre, davet, iki ülke arasında Rohıngya krizi konusunda yürütülen diplomatik temasların bir parçası. Malezya, bölgede en fazla Rohıngya mülteciye ev sahipliği yapan ülkelerden biri ve geri dönüşlerin güvenli ve onurlu bir şekilde gerçekleşmesi için Myanmar ile doğrudan diyalog kurulması gerektiğini savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Myanmar'da 2017 yılında Rohıngya Müslümanlarına yönelik askeri operasyonlar sonucu 700 binden fazla kişi Bangladeş'e kaçmak zorunda kalmıştı. Birleşmiş Milletler, bu operasyonları soykırım olarak nitelendirmiş ve Myanmar ordusunu ağır şekilde eleştirmişti. Malezya, o dönemden bu yana Rohıngya mültecilere geçici barınma sağlıyor ve uluslararası toplumu Myanmar'a baskı yapmaya çağırıyor. Ancak 2021'de Myanmar'da askeri darbe sonrası ülke iç savaşa sürüklendi ve geri dönüş koşulları daha da kötüleşti. Malezya, şimdi askeri yönetimle doğrudan görüşerek geri dönüşler için somut adımlar atılmasını hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Malezya'nın daveti, ASEAN içinde Myanmar konusunda yaşanan farklılıkları da yansıtıyor. ASEAN, Myanmar askeri yönetimini toplantılara davet etmeme kararı almıştı; ancak Malezya, insani krizi çözmek için diyaloğun şart olduğunu savunuyor. Bu hamle, Batılı ülkelerin Myanmar'a yönelik yaptırımlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Öte yandan Bangladeş, Rohıngya mültecilerin ülkesine dönüşü için Myanmar'ın güvenli bölgeler oluşturmasını istiyor. Malezya'nın girişimi, bölgesel istikrar açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rohıngya krizinde aktif rol almış, insani yardımlar yapmış ve Myanmar'a yönelik uluslararası baskının artırılmasını desteklemişti. Malezya'nın Myanmar liderini davet etmesi, ASEAN'ın kriz çözümünde daha fazla inisiyatif alabileceğini gösteriyor. Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması ve mültecilerin güvenli dönüşü için benzer diplomatik çabaları destekleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani diplomasisi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyeliği çerçevesinde Rohıngya konusundaki uluslararası çabaların içinde yer alması beklenebilir.