Malezya'nın Johor eyaletinde yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde, eski Başbakan Mahathir Mohamad ve İslamcı PAS partisi, seçmenleri etnik ve dini kimlik temelinde birliğe çağırarak ülkenin uzun süredir devam eden ırk temelli siyasetinde yeni bir cephe açtı. Özellikle Malay-Müslüman seçmenlere hitap eden bu çağrı, parti sadakatinin ötesinde bir "Malay-Müslüman siyasi gücü" oluşturmayı hedefliyor. Johor seçimleri, ülkenin en yakından takip edilen eyalet seçimlerinden biri olarak öne çıkarken, Mahathir ve PAS ittifakının bu hamlesi hem iktidar koalisyonu hem de muhalefet arasında yankı uyandırdı.
Johor Seçimleri ve Etnik Siyasetin Yükselişi
Malezya'nın güneyindeki Johor eyaleti, ülkenin en zengin ve stratejik bölgelerinden biri olarak biliniyor. Seçimler, eyalet meclisinin erken feshedilmesinin ardından yapılıyor ve sonuçları, federal düzeydeki siyasi dengeleri de etkileme potansiyeli taşıyor. Eski Başbakan Mahathir Mohamad'ın kısa süre önce kurduğu Pejuang partisi ile PAS arasındaki ittifak, Malay seçmenlerin desteğini almak için etnik ve dini söylemleri öne çıkarıyor. Mahathir, yaptığı açıklamada "Malayların siyasi gücünü korumak için birlik olmaları gerektiğini" vurgularken, PAS liderleri de "İslam'ın siyasetteki rolünün güçlendirilmesi" gerektiğini savunuyor. Bu söylemler, Malezya'nın çok etnikli yapısında (Malaylar, Çinliler ve Hintliler) uzun süredir var olan gerilimleri yeniden gündeme taşıyor.
Johor seçimleri, aynı zamanda Başbakan İsmail Sabri Yaakob liderliğindeki iktidar koalisyonu Barisan Nasional (BN) için de bir sınav niteliği taşıyor. BN, 2018 genel seçimlerinde tarihi bir yenilgi almış ve 60 yıllık iktidarını kaybetmişti. Ancak 2020'deki siyasi kriz sonrası iktidara geri dönen koalisyon, Johor'da güçlü bir performans sergilemeyi hedefliyor. Mahathir ve PAS'ın Malay birlik çağrısı, BN'in Malay tabanını bölme potansiyeli taşırken, muhalefetteki Pakatan Harapan ittifakı ise çok etnikli bir mesajla bu söyleme karşı koymaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Malezya'daki bu etnik temelli siyasi hareketlenme, Güneydoğu Asya'nın diğer ülkelerinde de benzer dinamikleri yansıtıyor. Bölgede Endonezya, Tayland ve Myanmar gibi ülkelerde etnik ve dini kimliklerin siyasette belirleyici rolü devam ediyor. Ayrıca, Mahathir-MAS ittifakının Çin karşıtı söylemleri, Malezya'nın en büyük ticaret ortağı olan Çin ile ilişkilerini de etkileyebilir. Çin, Malezya'ya yaptığı yatırımlar ve Kuşak-Yol Girişimi kapsamındaki projelerle önemli bir ekonomik aktör konumunda. Etnik siyasetin tırmanması, Çinli Malezyalı iş insanları ve Çin hükümeti arasında endişe yaratırken, bölgesel istikrar üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya'daki etnik siyasetin yükselişi, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, Güneydoğu Asya'da Malezya ve Endonezya gibi Müslüman çoğunluklu ülkelerle yakın ilişkiler geliştiriyor. Özellikle savunma sanayii ve ticaret alanındaki işbirlikleri, bu ülkelerle bağları güçlendiriyor. Johor seçimlerinde Malay-Müslüman siyasi gücünün ön plana çıkması, Türkiye'nin İslam dünyasındaki etkisi ve AK Parti'nin benzer siyasi söylemlerine paralellik gösterebilir. Ancak etnik gerilimlerin tırmanması, bölgesel istikrarsızlık yaratırsa, Türk yatırımlarını ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin Malezya'daki gelişmeleri yakından takip etmesi ve çok etnikli yapıya saygılı bir siyasi söylemi desteklemesi stratejik açıdan önemli.