Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Şubat ayında öldürülen İran Dini Lideri'nin cenaze törenlerinin ardından ve Hamas'ın Gazze'de silahsızlanma sürecine girdiği bir dönemde, Şam'a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. 2009 yılında Nicolas Sarkozy'nin devrik lider Beşar Esad ile görüşmesinden bu yana Şam'a ayak basan ilk Fransız lider olan Macron'un bu ziyareti, zamanlaması itibarıyla soru işaretleri yaratıyor. Ziyaretin, Esad sonrası Suriye'nin yeniden yapılanma sürecinde Avrupa'nın rolünü belirleme ve Fransa'nın bölgede nüfuzunu artırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor.
Ziyaretin arka planı: Bölgesel deprem sonrası yeni denklem
Macron'un Şam ziyareti, bölgede yaşanan iki büyük gelişmenin hemen ardından geldi. İran'da Dini Lider'in öldürülmesiyle başlayan iktidar boşluğu ve Hamas'ın Gazze'de silahsızlanma kararı alması, Ortadoğu'nun jeopolitik haritasını yeniden çiziyor. Fransa'nın bu kritik dönemde Şam'a yönelmesi, uzun süredir devam eden iç savaşın ardından Suriye'nin yeniden inşa sürecinde aktif bir rol oynama isteği olarak yorumlanıyor. Macron'un, Esad sonrası dönemde Suriye'de siyasi geçiş sürecini hızlandırmak ve Fransa'nın bölgedeki ekonomik çıkarlarını korumak için bu adımı attığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'nın Suriye'ye dönüşü
Macron'un ziyareti, Avrupa Birliği'nin Suriye politikasında bir kırılma noktası olabilir. AB, uzun süredir Esad rejimine yönelik yaptırımları sürdürürken, Macron'un Şam çıkarması, Avrupa'nın Suriye'de yeniden aktif bir oyuncu olma isteğini yansıtıyor. Ziyaretin, özellikle İran'ın zayıflaması ve Hamas'ın geri adım atmasıyla oluşan güç boşluğunu doldurma amacı taşıdığı ifade ediliyor. Fransa, Suriye'deki Kürt gruplarla ilişkilerini geliştirirken, aynı zamanda Rusya ve Türkiye ile denge politikası izlemeye çalışıyor. Macron'un bu ziyareti, aynı zamanda ABD'nin bölgeden çekilme sinyali verdiği bir dönemde Avrupa'nın kendi güvenlik ve dış politika vizyonunu oluşturma çabası olarak da okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macron'un Şam ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından kritik bir dönemeçte gerçekleşiyor. Türkiye, Esad sonrası dönemde Suriye'nin kuzeyinde oluşturduğu nüfuz alanlarını koruma ve PYD/YPG'ye karşı mücadele ederken, Fransa'nın bölgede Kürt gruplarla yakın temas kurması Ankara'da rahatsızlık yaratabilir. Fransa'nın Suriye'deki yeniden yapılanma sürecinde oynayacağı rol, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadele stratejisini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın zayıflaması ve Hamas'ın silahsızlanması, Türkiye'nin bölgesel güç dengesinde konumunu yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Bu ziyaret, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arayışları ve Suriyeli mültecilerin geri dönüşü gibi konularda da Fransa ile yeni bir diyalog sürecini başlatabilir.