Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, önümüzdeki hafta yapılacak G7 zirvesi öncesinde Çin’i uluslararası ticaret dengesizliklerinin giderilmesi konusunda ortak bir tutum geliştirmeye ikna etmek için diplomatik bir girişim başlattı. Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre Macron, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı telefon görüşmesinde, küresel ticaretin daha adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önemini vurguladı. Fransa, 2023’te G7 dönem başkanlığını yürüten Almanya ile birlikte, Çin’in dünya ekonomisindeki büyüyen rolünü kabul ederken, aynı zamanda Batılı ülkelerin şirketlerine karşı uyguladığı ayrımcı ticaret politikalarını da masaya yatırmak istiyor.
Macron’un Çin ile Diyaloğu
Macron’un Xi ile yaptığı görüşme, Fransa’nın Çin’e yönelik “angajman” politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Paris yönetimi, Pekin’in iklim değişikliği ve küresel sağlık gibi alanlarda iş birliğine açık olduğunu düşünüyor. Ancak ticaret alanında özellikle ABD ile arasındaki gerilimler, Avrupa’nın Çin ile ilişkilerini dengelemesini zorlaştırıyor. Fransa, Avrupa Birliği’nin Çin’e karşı daha bağımsız bir dış politika izlemesi gerektiğini savunurken, Almanya ise ticari ilişkilere daha fazla ağırlık veriyor.
Macron, görüşmede Çin’in Dünya Ticaret Örgütü reformuna katkı sağlamasını ve fikri mülkiyet hakları konusunda daha fazla şeffaflık sağlamasını istedi. Çinli lider Xi ise, ticaret dengesizliklerinin aşılması için diyaloğa hazır olduklarını ancak Çin’in ekonomik çıkarlarının korunacağını belirtti. Özellikle yarı iletken ve yeşil enerji alanlarında Avrupa ile rekabetin arttığı bu dönemde, iki taraf da pozisyonlarını netleştirmek istiyor.
G7 Zirvesi ve Küresel Boyut
Haziran ayında Almanya’nın ev sahipliğinde yapılacak G7 zirvesi, Ukrayna’daki savaşın gölgesinde gerçekleşecek. Zirvede, Çin’in Rusya’ya uygulanan yaptırımlara karşı tutumu da ele alınacak. Fransa, Çin’in tarafsız kalmasını sağlamaya çalışırken, aynı zamanda Çin’in küresel ticaret sistemine entegrasyonunu da teşvik ediyor. ABD ise Çin’e karşı daha sert bir duruş sergilenmesini isterken, Avrupa ülkeleri arasında bu konuda görüş ayrılıkları bulunuyor.
Macron’un bu çabaları, Çin’in Batı ile ilişkilerini normalleştirme çabalarıyla aynı döneme denk geliyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde Çin, ihracata dayalı büyüme modelini sürdürüyor. Ancak küresel enflasyon ve tedarik zinciri sorunları, Çin’in de ticaret politikalarını gözden geçirmesine neden oluyor. Bu bağlamda G7 ülkeleri, Çin’in daha adil bir ticaret düzenine katkı sunmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa’nın Çin’i G7 ile diyaloğa yöneltme çabası, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu da etkileyebilir. Çin, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi 40 milyar dolara yaklaştı. Ancak Türkiye, Çin’e karşı büyük bir ticaret açığı veriyor. G7’nin Çin’e yönelik olası bir ortak ticaret politikası, Ankara’nın Pekin ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Aynı zamanda, Avrupa ile Çin arasındaki ticari müzakereler, Türkiye’nin AB’ye entegrasyon sürecinde stratejik bir faktör olarak öne çıkıyor.