ABD'de aşırı sağcı MAGA (Make America Great Again) hareketinin önde gelen isimlerinden Sean Davis, ülkeye hamile kadınların girişinin yasaklanması ve tüm yabancı ziyaretçilerin 'kısırlaştırılması' yönünde tartışma yaratan önerilerde bulundu. Davis'in bu 'akıl dışı' teklifleri, eski Başkan Donald Trump'ın doğumda vatandaşlık hakkını sona erdirme girişiminin ABD Yüksek Mahkemesi tarafından reddedilmesinin hemen ardından geldi. Sosyal medya platformu X'te paylaştığı bir dizi gönderide Davis, Trump'ın vaat ettiği gibi doğumda vatandaşlığın kaldırılması mümkün olmadığına göre, 'alternatif çözümler' üretilmesi gerektiğini savundu.
Davis'in önerileri: Hamile giriş yasağı ve zorunlu kısırlaştırma
Sean Davis, Federalist isimli muhafazakar yayının kurucu ortağı olarak biliniyor. Trump döneminde de sık sık göçmenlik karşıtı söylemleriyle öne çıkan Davis, son paylaşımlarında ABD'nin 'doğum turizmi' ile mücadele etmesi gerektiğini öne sürdü. Davis'e göre, 'doğumda vatandaşlık hakkı kaldırılamıyorsa, hamile kadınların ülkeye girişi tamamen durdurulmalı ve ülkeye gelen tüm yabancı ziyaretçilere zorunlu kısırlaştırma uygulanmalıdır.' Bu öneriler, özellikle insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Amerika Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) sözcüsü yaptığı açıklamada, bu tür fikirlerin 'insanlık dışı ve anayasaya aykırı' olduğunu belirtti.
Davis'in söz konusu paylaşımları, Yüksek Mahkeme'nin 20 Ocak 2026 tarihli kararına dayanıyor. Mahkeme, Trump'ın 2025'te imzaladığı ve doğumda vatandaşlık hakkını kaldırmayı hedefleyen başkanlık kararnamesini oy birliğiyle reddetmişti. Kararda, 14. Anayasa Değişikliği'nin açık hükmüne atıfta bulunularak, 'ABD'de doğan herkesin vatandaş olduğu' vurgulanmıştı. Trump, kararın ardından yaptığı açıklamada 'başka yollar bulacaklarını' söylemiş, ancak somut bir plan sunmamıştı.
MAGA hareketinin göçmenlik söylemi radikalleşiyor
Davis'in önerileri, MAGA hareketi içinde giderek artan bir radikalleşmenin işareti olarak görülüyor. Trump'ın 2024 seçimlerini kaybetmesine rağmen, hareket içindeki bazı çevreler göçmenlik karşıtı politikaları daha da uç noktalara taşımaya çalışıyor. Uzmanlar, bu tür çağrıların ABD'nin uluslararası itibarına zarar verdiğini ve ülkenin 'göçmen ülkesi' kimliğine meydan okuduğunu belirtiyor. New York Times'a konuşan bir göç uzmanı, 'Doğumda vatandaşlık hakkı ABD'nin temel değerlerinden biridir. Bunu kaldırmaya yönelik her girişim, ülkenin kuruluş felsefesine aykırıdır. Kısırlaştırma gibi öneriler ise tamamen faşizan bir yaklaşımdır' dedi.
Öte yandan, Davis'in fikirleri MAGA tabanında da tepkiyle karşılanmış değil. Bazı aşırı sağ hesaplar, 'Çinlilerin ve diğer yabancıların ABD'de doğum yaparak çocuklarına vatandaşlık kazandırmasının engellenmesi' gerektiğini savunarak Davis'e destek verdi. Ancak bu tür görüşler ana akım Cumhuriyetçi Parti içinde geniş kabul görmüyor. Parti sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Seçilmiş yetkililerimiz hukukun üstünlüğüne bağlıdır. Davis'in görüşleri kendisini bağlar' ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türk dış politikası açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, ABD'de göçmenlik karşıtı söylemlerin radikalleşmesi, özellikle Türk vatandaşlarının ABD vizesi başvurularında ve ülkeye girişlerinde daha sıkı denetimlere yol açabilir. Ayrıca, bu tür aşırı uç önerilerin kamuoyunda tartışılması, ABD'nin göç politikalarında genel bir sertleşmeye işaret ediyor. Türkiye'nin, vatandaşlarının haklarını korumak için ABD makamlarıyla diplomatik temasları sıkılaştırması gerekebilir. Küresel bağlamda ise, bu tür insan hakları ihlali niteliğindeki öneriler, uluslararası toplumda ABD'nin imajını zedelerken, otoriter rejimlere benzer politikaları meşrulaştırma zemini sunabilir.