ABD'de yapılan üç ulusal anket, Başkan Donald Trump'ın onay oranının göreve başlamasından bu yana en düşük seviyelere gerilediğini ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, kendisini MAGA (Make America Great Again) hareketinden sayan Cumhuriyetçilerin %95'i Trump'ı onaylarken, MAGA dışındaki Cumhuriyetçilerde bu oran %47'ye kadar düşüyor. Ara seçimlere aylar kala Demokratlar, Cumhuriyetçilerin 8 ila 10 puan önünde görünüyor. Uzmanlar, bu tablonun Trump'ın parti tabanındaki bölünmüşlüğü ve genel seçmen nezdindeki erozyonu gözler önüne serdiğini belirtiyor.
MAGA Tabanı ile Parti İçi Farklılıklar
Anketler, Trump'ın siyasi tabanının homojen olmadığını gösteriyor. MAGA Cumhuriyetçileri olarak tanımlanan grup, Trump'a neredeyse tam bir sadakat gösterirken, parti içindeki diğer kesimler -özellikle ılımlılar ve geleneksel muhafazakarlar- arasında destek önemli ölçüde zayıf. Bu fark, Trump'ın genel seçmen kitlesine hitap etme kapasitesi konusunda soru işaretleri yaratıyor. 2024 başkanlık seçimlerinde Trump'ı desteklemiş olan seçmenlerin bir kısmı, özellikle ekonomik politikalar ve yönetim tarzı konusundaki memnuniyetsizliklerini anketlere yansıtıyor.
Anket sonuçları, Trump'ın onay oranındaki düşüşün sadece Demokratlar arasında değil, bağımsız seçmenler ve hatta Cumhuriyetçi seçmenlerin bir bölümü arasında da yaygınlaştığını işaret ediyor. Bu durum, Beyaz Saray'ın yasama gündemini ve 2026 ara seçim stratejisini doğrudan etkileyebilir. Cumhuriyetçi stratejistler, MAGA tabanını konsolide ederken, aynı zamanda genel seçmen nezdinde kaybedilen desteği geri kazanmanın zorluğuna dikkat çekiyor.
Ara Seçimler Öncesi Demokratların Avantajı
Üç ayrı anketin ortalaması, Demokratların Cumhuriyetçilere karşı 8-10 puanlık bir üstünlük sağladığını gösteriyor. Bu fark, ara seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğun el değiştirebileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor. Demokrat Parti, özellikle sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik gibi konularda seçmenlere hitap ederken, Cumhuriyetçilerin iç bölünmelerinden faydalanmayı hedefliyor.
Ara seçimler, Başkan Trump'ın yasama ajandasının geleceği açısından kritik önem taşıyor. Eğer Cumhuriyetçiler Kongre'deki çoğunluğunu kaybederse, Trump'ın vergi reformu, göçmenlik politikaları ve altyapı projeleri gibi öncelikli hedefleri sekteye uğrayabilir. Anketler, seçmenlerin yaklaşık %60'ının ülkenin yanlış yönde ilerlediğini düşündüğünü ortaya koyuyor; bu da iktidar partisi için olumsuz bir gösterge olarak yorumlanıyor.
Trump'ın Onay Oranındaki Düşüşün Nedenleri
Trump'ın onay oranındaki düşüşte, ekonomik belirsizlikler, artan enflasyon ve bazı tartışmalı politik kararlar etkili oldu. Özellikle orta sınıf ve düşük gelirli seçmenler, yaşam maliyetlerindeki artıştan şikayetçi. Ayrıca, yönetimin göçmenlik politikaları ve bazı yargı atamaları, ılımlı Cumhuriyetçiler arasında rahatsızlık yaratmış durumda. Anketlerde, Trump'ın kişisel davranışları ve iletişim tarzının da bazı seçmenler için sorun teşkil ettiği görülüyor.
Demokratlar ise bu tabloyu kendi lehlerine çevirmek için ekonomik adalet, iklim değişikliği ve sosyal adalet temalarını öne çıkarıyor. Parti içindeki ilerici kanat, tabanı mobilize etmek için daha agresif bir söylem benimserken, merkez kanat bağımsız seçmenlere yönelik daha kapsayıcı bir dil kullanıyor. Bu stratejik denge, ara seçimlerde Demokratların performansını belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki siyasi tablo, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomik ilişkileri açısından yakından takip edilmeli. Trump yönetiminin zayıflayan onay oranları, özellikle ticaret anlaşmaları ve savunma işbirlikleri konusunda belirsizlik yaratabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde F-35 programı, yaptırımlar ve Suriye politikası gibi hassas dosyalarda dengeli bir yaklaşım izlemek zorunda. Ara seçim sonuçları, Kongre'deki güç dengelerini değiştirerek Türkiye'ye yönelik yasama girişimlerini etkileyebilir. Ayrıca, ABD ekonomisindeki dalgalanmalar küresel piyasalar üzerinden Türkiye ekonomisini de dolaylı olarak etkileyebilir.