Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve fiili yöneticisi Muhammed bin Selman'ı (MBS) iki günlük resmi bir ziyaret için Pazar günü Paris'te karşıladı. Elysee Sarayı'nda gerçekleşen görüşmelerin ilk gününde ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alınırken, ziyaretin ikinci gününde (Pazartesi) sağlık, ulaşım ve enerji alanlarında bir dizi anlaşmanın imzalanması bekleniyor. Bu ziyaret, Paris-Riyad hattındaki ekonomik ve siyasi işbirliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretin Arka Planı: İkili İlişkilerde Yeni Bir Dönem
Macron'un MBS'yi ağırlaması, 2018 yılında Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Başkonsolosluğu'nda öldürülmesinin ardından Batılı ülkelerin Suudi Arabistan'a yönelik eleştirilerinin gölgesinde gerçekleşiyor. Ancak son yıllarda enerji fiyatlarındaki artış ve Orta Doğu'da istikrar arayışı, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinin Riyad'la ilişkileri yeniden canlandırmasına yol açtı. Macron, daha önce 2021 ve 2022 yıllarında Suudi Arabistan'ı ziyaret ederek MBS ile görüşmüş, bu ziyaret ise Suudi Veliaht Prensi'nin Avrupa'ya yaptığı nadir resmi ziyaretlerden biri olma özelliği taşıyor.
Ziyaretin ana gündem maddelerinden biri, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesi olarak belirtiliyor. Özellikle enerji alanında, Suudi Arabistan'ın yenilenebilir enerji projelerine Fransız şirketlerinin katılımı ve nükleer enerji işbirliği konularının masaya yatırılması bekleniyor. Ayrıca, savunma sanayii alanında Fransa'nın Suudi Arabistan'a silah satışı da görüşmelerde önemli bir başlık olarak yer alıyor. Bu kapsamda, 2021 yılında Fransa'nın Suudi Arabistan'a yaptığı silah ihracatının 1 milyar Avro'yu aştığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Orta Doğu'da Diplomasi Trafiği
MBS'nin Fransa ziyareti, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan diplomatik hareketliliğin bir parçası olarak görülüyor. Suudi Arabistan, İran'la 2016'da kesilen diplomatik ilişkileri Çin'in arabuluculuğuyla Mart 2023'te yeniden tesis etmiş, bölgesel gerilimlerin azalmasına yönelik adımlar atmıştı. Bu bağlamda, Fransa'nın Lübnan'daki istikrarın sağlanması ve İsrail-Filistin çatışmasının çözümü gibi konularda Suudi Arabistan'ın rolünü önemsediği biliniyor. Görüşmelerde ayrıca Yemen'deki iç savaş, Suriye'deki durum ve İran'ın nükleer programı gibi dosyaların da ele alınması bekleniyor.
Fransa, Avrupa Birliği içinde Orta Doğu ile ilişkilerde kilit bir ülke konumunda bulunuyor. Almanya'nın aksine, Fransa Suudi Arabistan'la daha yakın bir ilişki geliştirirken, bu durum Avrupa'nın Ortadoğu politikasındaki farklı yaklaşımları da ortaya koyuyor. MBS'nin ziyareti, Batılı ülkelerin insan hakları endişelerine rağmen enerji güvenliği ve bölgesel istikrar gibi önceliklerinin ağır bastığını gösteriyor. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın petrol politikaları ve OPEC+ kararları, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkilediğinden, bu ziyaretin enerji piyasalarında da yakından izlenmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu ziyaret, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile son yıllarda normalleştirdiği ilişkiler bağlamında dolaylı etkiler barındırıyor. Türkiye, Suudi Arabistan'la ticaret hacmini artırmak ve bölgesel dosyalarda işbirliği yapmak istiyor. Fransa'nın Suudi Arabistan'a yönelik angajmanı, Ankara'nın Riyad'la olan diplomatik manevra alanını etkileyebilir. Özellikle enerji ihracatı ve Orta Doğu'da nüfuz mücadelesi açısından, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile olan ilişkilerini çeşitlendirme stratejisi, Paris'in bu hamlesi karşısında daha da önem kazanıyor. Ancak doğrudan Türkiye'yi hedef alan bir gelişme olmamakla birlikte, bölgesel güç dengelerindeki bu hareketlilik, Türk dış politikasının yakından takip etmesi gereken bir tablo oluşturuyor.